2017 Yazında Yapılması Gereken 5 Dalış

Kış bitti, bahar geldi, izinleri ayarlayalım, nereye gidelim, uçak mı, otobüs mü, sıcak mı, serin mi derken zaman çabucak geçti ve yepyeni bir yaz önümüzde bizi bekliyor. Bir dalgıç olarak henüz sıcak yaz günleri için bir dalış takvimi oluşturmadıysanız, Dalalim.com olarak size bir kaç tavsiyemiz var. Bu tavsiyeler, birebir olarak denenmiş ve maksimum seviyede keyif alınmış dalış noktaları ve dalış merkezleri baz alınarak sizler için oluşturuldu.

Eğer siz de 2017 yılının yaz aylarını fırsat bulduğunuz zamanlarda dalış yaparak geçirmek istiyorsanız, aşağıdaki listeye mutlaka göz atın. 

İşte 2017 yazında muhakkak yapılması gereken 5 dalış…  [Devamını oku…]

Yeşil ve Sarı Dalış: Sakaryabaşı

Cep telefonumun alarmı çılgınca çalıyor.

Saat sabahın 3’ü… 

Hafta içi olduğu gibi küfrederek uyanmıyorum ama… Hem de saat 3’te! İşin içinde dalış var tabi …

Usulce kalkıp giyiniyorum. İzmir’de serin diyebileceğim bir hava var. Gecenin karanlığı, henüz teslim olmamış aydınlığa tabi.

Giyiniyorum, önce sırt çantamı, ardından da ekipman çantamı alıp kapıyı çekiyorum. 


Saat 03:45

İzmir’den Kemalpaşa yönünde ayrılıyorum. 

Yanımda arkadaşlarım var ama kimse uyanamamış henüz, uykuya kaldığı yerden devam ediyorlar. 

Kırkkız Dalış Noktası - Dalış Öncesi

Daha önce Eskişehir tarafına gitmemiş olanlar için müjde! Yollar gayet geniş ve açık. 

450 kilometrelik yolun yarısından fazlasını geçtiğimizde, kahve içip yeni güne merhaba diyebilmek için adı malum kahveci zincirinden birinde duruyor ve kahvelerimizi yudumluyoruz. 

Artık yol arkadaşlarımın da gözleri açılmaya başlıyor… 

Eskişehir- Sakaryabaşı arası 65 km. 

2 saat daha yol yaptıktan sonra, açıyoruz navigasyonu, buluyoruz Sakaryabaşı’nı… 

İlk İzlenim

Yeşil ve sarı her yer… 

Göl desen değil, nehir desen değil” bir yer karşılıyor sizi. 

Suyun üzerinde, buhar var. Sonradan öğreniyoruz ki, su hep 20 derece, isterse dışarısı 10 derece olsun, isterse kar yağsın. Buharın sebebi bu… 

Sakaryabaşı Genel Görünüm

Etrafta balık, köfte vs. pişirip satan ufak tefek lokantalar ve kafeler var. Salaş yerlerin uyandırdığı samimiyet duygusuyla kaplanıyor içiniz.

Ördekler su üzerinde yüzüyor, ufak tefek şelaleler akıyor her yerde. 

Cennet gibi. 

Burada dalışın güzel olacağı kestirilebiliyor.


Saat 08:00

Çifteler Dalış Kulübü‘nden Faruk Özen çıkageliyor. Güler yüzüyle selamlıyor bizi. 

Sakaryabaşı Dalış HazırlığıDalış merkezi kapıları açılıyor, başlanıyor ekipman hazırlığına. Scubalar kuruluyor, paletler, maskeler bagajlardan alınıyor…

Necmi abi geliyor o esnada, Çifteler Dalış Kulübü‘nün dalışta asistan eğitmeni (aynı zamanda kano eğitmeni). Aynı samimiyet ve güler yüzle karşılıyor bizi. 

Ekip harika. Ne olursa olsun, soğuk, kış, yağmur, çamur, kar… Her zaman güler yüzle işini yapan, etrafa pozitif enerji yayan insanlar vardır ya hani! İşte o insanlardan birkaç tanesi Çifteler Dalış Kulübü‘ne gönderilmiş.

Sakaryabaşı Nerede?

Sakaryabaşı, Eskişehir’in Çifteler ilçesinde yer alıyor. Ülkemizin üçüncü büyük nehri olan Sakarya’nın kaynağı. 

Yani Sakarya nehri, Çifteler’den doğuyor, yaklaşık 800 kilometre yol yaptıktan sonra da Karadeniz’e dökülüyor. 

Sakaryabaşı Büyük Havuz

Dünyada dağdan değil, yer altından doğan tek kaynak olan Sakaryabaşı, dalış turizmi için çok büyük bir potansiyele sahip.


Bölgede 4 adet dalış noktası var: 

Kırkkız, Karaburgu, Büyük ve Küçük Havuz (Gökgöz)

Biz, dalışımıza Kırkkız ile başlıyoruz. 

Kırkkız, diğer dalış noktalarından biraz uzakta ve bir gölü andırıyor. Büyük havuza mesafesi yaklaşık 600 metre. 

Yüzeyi tamamen yosunla kaplı. Öyle ki, bölgeyi bilmeyen biri akşamüzeri yürüyüşünde rahatlıkla bu alanın içine düşebilir. 

Kırkkız Dalış Noktası

Kırkkız’ın hikayesi biraz buruk…

Rivayet der ki … Vakt-i zamanında 40 kadın aynı anda bu gölde boğularak ölmüş ve bu göl, onların anısına bu ismi almış… 

Noktanın adı, gerçekten ölen 40 kadından gelse de işin aslı bu değil. 

Kırkız’dan baktığınızda görebileceğiniz bir dağ var. 

Savaş zamanında, düşman askerleri civardaki kadınları alıp o dağda tecavüz edip, öldürüyor. 

Bu olayın unutulmaması için de bu göle Kırkkız adı veriliyor… 

Faruk Hoca bunu anlattığında gözlerimiz doluyor. 

Büyük Havuz’dan, Kırkkız’a 600 metrelik mesafeyi yürüyerek gidiyorsunuz. 

Ama merak etmeyin, ekipman konusunda Necmi abi Hızır gibi yetişiyor yardımınıza. 

Çünkü ekipman, kamyonete yükleniyor ve sizden önce dalış noktasına ulaşıyor… 

Ekipmanınızı kuşandıktan sonra Kırkız’ın hemen yanındaki bir noktadan kendinizi arkaya doğru bırakıp, sırtüstü suya düşüyorsunuz. Suya giriş, bu şekilde… 

Derinlik en fazla 5 metre… Kırkkız Dalış Noktası - Sualtı Bitkileri

Dalış ortalaması 3 metrede geçiyor. 

Noktanın dibi oldukça yumuşak kumdan oluşuyor. Yüzeydeki yosunlar, güneş ışıklarının belli aralıklardan geçmesine izin veriyor sadece. 

Bu sayede ışık huzmeleri oluşuyor her yerde. 

Suyun altı, bahçe gibi. Yemyeşil bitkiler var. Bir de sazanlar ve tatlı su yengeçleri… 

Ufak ufak kaynaklardan su fışkırıyor, bazı kaynaklardan çakıllar saçılıyor etrafa. 

Tatlı suyun kaldırma kuvvetinin azlığı, daha az ağırlık almanızı sağlıyor, dudaklarınız deniz dalışlarındaki gibi tuzdan kavrulmuyor… 

Kırkkız Dalış Noktasında DalışHer şey rahat, kafanız rahat… Sadece etrafı izleyip, yeşil ve sarı tonlarının tadını çıkarıyorsunuz. 

Bahçelerin üzerinde uçtuğunuz bir rüyadasınız sanki… 

Yarım saatlik dalıştan sonra, yüzeye geliyoruz. 

Kimse konuşmuyor, herkesin ağzı açık, az önce neler olduğunu anlamaya çalışıyor… 

Aynı mesafeyi geri yürüyüp, hiç tüplerimizi değiştirmeden (en derin nokta 5 metre olduğu için, ben 60 bar hava harcadım ilk dalışta) ikinci dalış noktamıza doğru yürüyoruz. 


Dalış noktamızın adı Karaburgu… 

Benim Sakaryabaşı’ndaki kişisel favorim işte tam da burası. 

Sazlıkların arasında yaklaşık 300 metre yürüyorsunuz… Karaburgu Dalış Noktası - Yüzey

Sırtınızda scuba, su seviyesi en fazla dizinizde. 

Yürüyüş bittikten sonra, derinliği 3-4 metre olan doğal bir havuz karşılıyor sizi. 

Bu havuzu, evinizin girişi olarak düşünün. Oradan iki farklı koridorla başka iki noktaya ulaşıyorsunuz. 

Ancak öncelikle bu doğal havuzda dalmak için scubamızı giyiyoruz. 

Aşağıda iki tane kaynak var. Çok ciddi bir dik akıntıyla sizi kendisinden uzaklaştırmaya çalışan iki kaynak… 

Saniyede 6 ton su çıkıyor bu kaynaklardan. Sakarya, doğuyor… 

Karaburgu Dalış Noktası - SualtıKaynaklara indiğinizde, orada durup bu özel ana tanıklık edebilmek için kayalıklara tutunuyorsunuz. Öyle ki, maskeniz yüzünüzden çıkacak gibi oluyor, içine belli bir miktar su alıyor. 

Sadece su fışkırmıyor bu doğal kuyulardan, aynı zamanda yerin altından mozaik taşlar kaynıyor… 

O kadar tazyikle geliyor ki, bu küçük taşlar sıkı sıkı giydiğiniz, içine zor sığdığınız dalış elbisenizin içine bile giriyor! Bunu, dalıştan sonra otelinizde duş alırken daha rahat anlıyorsunuz :)


Bu kaynaklara dalışınızdan sonra, az önce bahsettiğim kanallardan diğer noktalara ulaşabiliyorsunuz. Ancak bu kanallar o kadar sığ ki, scubanızı bırakıp, sadece elbise, maske ve paletlerinizle gidiyorsunuz. Şnorkelinizi de özellikle bu noktada sakın unutmayın. 

Bu kanallardan birinin sonunda, harika görünen bir ağaç kökü var. Karaburgu Dalış Noktası - Yeşil

Suyun altında kalan bu köklerin üzeri, çok estetik küçük yosunlarla (akvaryumcular bilir, Java moss) kaplanmış durumda. 

Diğer kanalın sonunda ise, şanslıysanız içinde büyük sazanlar görebileceğiniz bir sazlık karşılıyor sizi. 

Sualtı, bir akvaryumdan çok daha berrak. Görüş, hayatımda yaptığım 4000’in üzerindeki dalışımda hiç görmediğim kadar sınırsız. 

Arada bir regülatörünüzü çıkarıp, su içiyorsunuz! Bunu mutlaka denemelisiniz.

Büyüleneceğiniz bir nokta…


Üçüncü dalış noktası, Küçük Havuz (Gökgöz)…

Bir balık lokantasının hemen önü. 

Siz yüzeyde ekipmanınızın son kontrollerini yaparken, orada balık yiyen insanlar size meraklı gözlerle bakıyorlar … 

Bu dalış noktası, “yahu küçücük yer, ne olur burada?!” deyip, 2 saat kalabileceğiniz bir yer. 

Hele bir sualtı fotoğrafçısı iseniz, burada 2 tüp bile bitirebilirsiniz. 

Sakaryabaşı Yeraltı Kaynağı7-8 metre çapında olan bu havuzun derinliği 4 metre. 

Ancak aşağıda görüş, Karaburgu’da olduğu gibi muazzam. 

Her yer cam gibi. 

Tatlı su yengeçleri, çöpçü balıkları, salyangozlar, yeşilin her tonunda sualtı bitkileri (benim gibi bitki akvaryumu olan insanların kafayı yiyebileceği bir yer :) ve endemik karidesler… 

Her yerdeler! 

Elinizi bir kayanın üzerinde 10 saniye tutuyorsunuz, çöpçü balıkları gelip elinizi gıdıklamaya Sakaryabaşı - Küçük Havuz Dalış Noktasıbaşlıyorlar… Aslında yaptıkları şey bir nevi temizlik. Elinizin üzerinde, sizin çıplak gözle göremediğiniz mikro-organizmaları yiyorlar sizin için… 

Karidesler geziniyor etrafta, el kadar bir yengeç size kıskaçlarıyla el sallıyor. 

Onlarca salyangoz, size merhaba dercesine önünüzden geçiyor… 

Bu küçücük havuzun içinde, tam 40 dakikalık bir dalış yapıyoruz… Siz düşünün. 


Günün son dalışı, büyük havuza. 

Ancak görüş, bu noktada diğerlerine göre oldukça düşük. 

Sakaryabaşı - Büyük Havuz PencereKüçük havuzla bağlantılı olduğu için aynı türler burada da var. 

Bir de çok büyük sazanlar dolaşıyor etrafınızda… 

Arada bir yüzeyde hareketlenmeler oluyor, sonrasında bu hareketlenmenin ördeklerin perdeli ayaklarından olduğunu anlayıp gülümsüyorsunuz… 

Bu noktadaki görüş noksanlığından ve günün yorgunluğundan dolayı, 20 dakikalık dip zamanı sonrası dalışımızı bitiriyoruz. 

Hepimizin suratında gülümseme var… 

Dalış sonrası ekipman temizliği yok … Zaten tatlı sudan çıkmış oluyorsunuz. Böyle bir ihtiyaç yok. 

Tatlı su dalışı olduğu için, deniz dalışlarına göre çok daha az ağırlık kullanıyorsunuz. 

Örneğin ben, deniz dalışlarımda 4 kilogram ağırlık kullanıyorum, Sakaryabaşı’nda ise 1 kilogram ile dalışlarımı gerçekleştirdim. 

Yani denizde yaptığınız dalışlarınızdaki ekipmanın aynısını kullandığınızı düşünürsek, 2-3 kilogram daha az ağırlık ile rahatlıkla batabiliyorsunuz…

Sakaryabaşı’nda yaptığımız dalışları özetleyen aşağıdaki video için Can Cindemir’e teşekkür ederim. Videoda beni bulmanız kolay; keli takip edin :))
 


 
Bizim yaptığımız gibi, biraz hızlı davranarak bir gün içinde tüm dalış noktalarına rahat rahat dalışlarınızı gerçekleştirebilirsiniz. 

Bundan sonra yapılacak şey kendinizi Eskişehir’e atıp, güzel bir şehir turu ve tabi ki tatar böreği!  

Sakaryabaşı’nda dalış yapmanızı şiddetle tavsiye ediyorum…

 

CLOSE
CLOSE
Pin It