Dalış “Kazaları” Gerçekten “Kaza” Mı?

Dahab - Blue Hole'de DalışDalış hastalıkları, dalış kazaları, vurgun, dekompresyon, azot narkozu, derinlik sarhoşluğu ve buna benzer bir çok negatif kavramla zaman zaman karşılaşıyoruz.

Dalışla alakası olmayan kimseler televizyonu açtığında, gazete sayfalarını çevirdiğinde “dalgıç sualtında vurgun yedi” haberleriyle karşılaşıyor. Zaten bir dalgıç herhangi bir sebeple kaza geçirdiğinde, ülkemiz basınında sadece “vurgun” olarak geçiyor.

75 yaşında bir dalgıç, bundan yıllar önce Marmaris’te dalışa giriyor, güzel bir dalış geçiriyor, güvenlik beklemesini yaptığı sırada kalp krizi geçiriyor ve hayatını kaybediyor. Otopsi raporu, bu ölümün dalışla hiç bir alakası olmadığını, aynı kişi o anda kaldırımda yürüseydi de bunun başına gelebileceğini söylese de basında yine “vurgun” olarak geçiyor.

Peki, bizler ne yapıyoruz? Dalış profesyonelleri? [Devamını oku…]

Dalgıçlar Birleşmeli

Dalalim.com haricinde İngilizce içerikli Dive With Seaman isimli bir blogum daha var. Dive With Seaman‘da da burada olduğu gibi dalgıçlara ve dalgıç adaylarına elimden geldiğince tavsiyeler vermeye, dalış konusundaki tecrübelerimi aktarmaya çalışıyorum.

Dalışta Ön Yargı: RiskBu sayede dünyanın dört bir yanından dalgıçlarla tanıştım. Farklı kültür, dil ve renkten dalgıçların bir araya geldiği forumlarda paylaşımlar yaptım.

Tecrübelisinden başlangıç seviyesindeki dalgıçlara kadar hepsi bir tek şeyin peşinde: dalış konusunda kişisel gelişim.

Sertifika seviyesi, dalış sayısı, dalış merkezi, dalış acentesi (PADI, CMAS, SSI, NAUI vb) fark etmeksizin tüm dalgıçlar paylaşımlar yapıyor, merak ettiklerini soruyor, öğrenmeye çalışıyor.

Bizde durum farklı.

1996 yılından beri Türkiye’deki hemen hemen tüm dalış noktalarına dalış yaptım, her bölgedeki dalış merkezlerini tanımaya çalıştım.

Yıllarca e-mail gruplarında yazılıp çizilenleri okudum.

Facebook çıktı. Buradaki grup ve sayfaları halen günlük şekilde takip etmeye çalışıyorum.

Onlarca eğitmen, dalış profesyoneli ve yüzlerce dalgıçla iç içeyim.

Ne yazık ki dalış ve dalgıçlık hakkında konuşmak, bir araya gelmek yerine rekabet var.

Rekabet tabi ki olacaktır ve sektörün gelişmesini sağlar.

Ancak bizdeki rekabet biraz farklı.

Karalama, dedikodu ve bir birini sektörden düşürme çabasına dönüşmüş durumda.

Tabi istisnaların kaideyi bozmayacağını söylememe gerek yok.

Sadece dalış merkezleri arasında değil, aynı karalama eğitmenler arasında da var.

O’nun eğitmenliği şöyle kötü, şu şunu dedi, bu böyle eğitim verdi” diye uzayıp giden bir liste var.

Aslına bakarsanız bu bir vizyon yetersizliği.

Dalış sporunun yapısı gereği dalış merkezleri ve eğitmenler birbirlerinin rakibi değildir!Neden Dalıyoruz?

Bir dalgıç bugün yandaki tekneyle dalıyorsa, haftaya sizinle dalacak, farklı şeyler görmek, yeni insanlarla tanışmak isteyecektir.

Bir dalgıç adayı bugün giriş seviyesini A eğitmeninden alıyorsa ilerleyen eğitimlerini sizinle beraber yapabilir.

Ortaya bir “Türk dalgıcı” kimliği çıkarılmak isteniyorsa, birden çok dalış merkezi ve eğitmen tarafından harmanlanarak farklı şeyler katılmış bir dalgıç yetiştirilmiş olmalıdır.

Her dalış merkezi ve eğitmen bu vizyona sahip olduğunda Türkiye’deki dalgıç sayısı artacak, daha iyi, donanımlı dalgıçlar yetiştirilecektir.

Bu, herkesi yararına olacaktır.

Farklı yerlerde dalın, gittiğiniz yere has uzmanlıkları alın. Her bir eğitmen, her bir dalış merkezi sizlere farklı şeyler katacaktır.

Maalesef Türkiye’deki sorun sadece bu değil.

Dalgıçların arasında da bir rekabet var.

Bir Dive With Seaman okuyucusu olan Raymond, geçtiğimiz günlerde bana bir e-mail attı.

Yazılarımın sıkı takipçilerinden biri olduğunu ve beni yakından tanımak istediğini söyledi. Dalış hakkında daha fazla şey öğrenmek istiyordu.

Seviyemi sordu.

Söyledim.

Kendi seviyesini söyledi, konuşmaya başladık.

Konu batık dalışlarında kullanılacak özel malzemelerden başladı, irtifa dalışına, mağara dalışlarına ve rebreatherlara kadar uzandı.

Tecrübe fırsatı bulamadığım bir çok konuda Ray’den çok fazla şey öğrendim.

O da aynı şekilde.

Bunun sonunda Ray, eşiyle beraber önümüzdeki haftalarda Türkiye’ye gelecek ve beraber bir kaç dalış yapacağız. Tecrübe paylaşımlarımız daha da artacak. Birbirimizden öğrenmeye, kendimizi geliştirmeye devam edeceğiz.

PaletlerBu örneği neden verdim?

Benzer bir diyaloğu geçtiğimiz hafta yeni tanıştığım bir dalgıçla İzmir-Bostanlı’da yapıyorum.

Seviyem soruluyor, söylüyorum.

Ama benim sertifikam X dalış acentesinden diyor.

Güzel diyorum.

Ne farkı var ki diyor.

Ufak tefek farklar var ama sonuçta hepsi dalgıç yetiştiriyor diyorum.

Hangisi daha iyi diye soruyor.

Önemli olan alınan eğitimin kalitesi, acente farklılıkları bir ayrıntı, kendini geliştirmene de bakıyor diyorum.

Benim eğitimim çok kaliteliydi diyor, savunur gibi… Başlıyor eğitimini aldığı eğitmen ve dalış merkezi hakkında bir şeyler anlatmaya.

Ne mutlu sana diyorum.

Siz neden benim acentemden sertifika almadınız ki diyor.

Özel bir nedeni yok diyorum.

Özel bir neden yoksa neden bunu seçtiğiniz de diğerini seçmediniz diye soruyor.

Ve konu böyle uzayıp gidiyor. Hem de 2 saat boyunca.

Kazanılan değer: 0Kimler Dalabilir?

Türkiye’de dalgıçların “dalış” hakkında konuşmasını, kendilerini geliştirmesini, seviye, dalış sayısı ve eğitim acentesi göz etmeksizin bir araya gelinip faydalı paylaşımlar yapılmasını diliyorum.

Bunun için bir araya gelinmesini istiyorum.

Dalalim.com ve bu siteye ait Facebook sayfasında tam olarak bunu yapmaya çalışıyorum.

Seni de aramıza bekliyorum.

Herkese keyifli ve güvenli dalışlar.

~ Murat D. (Seaman)

 

Dalış Kursunuzda Size Yardım Edecek 8 Tavsiye

Dalış yapmaya karar verdiniz.

Öncelikle bir dalış merkezine gidip danıştınız ve size dalış kursu almanız gerektiğini, böylece güvenli ve keyifli dalışlar yapabileceğinizi söylediler.

Bütçe, zaman ve gerekli motivasyonu sağlayıp dalış maceranıza ilk adımı atmaya karar verdiniz. (Okumanızı tavsiye ediyorum: Dalış Eğitimine Başlamadan Önce)

Teorik dersler bitti, aklınızdaki soru işaretlerinin büyük bir çoğunluğunu eğitmeniniz, kitabınız, dvdniz vb sayesinde giderdiniz.

Şimdi sıra geldi eğitim dalışlarına.İlk Seviye Dalış Eğitimi: Sınırlı Su Dalışları

*Hevesli misiniz?

-Evet

*Heyecanlı mısınız?

-Evet

*Bu heyecan stresten mi yoksa meraktan mı kaynaklanıyor?

-İkisi de

Bu durum, henüz bilmediğiniz bir dünyayı dakikalar sonra keşfe gideceğiniz için oldukça normal. Hatta olmazsa bir sorun var demektir bile diyebilirim. [Devamını oku…]

Dalışta Teorik Ders Süreci

National Geographic‘te sualtı belgeselleri izliyorsunuz. Keyif ve ilham verici… Belgesel bitiyor, televizyonu kapatıp, uzaktan kumandayı bir kenara atıp ceketinizi alıyorsunuz.

Uzun zamandır yapmak istediğiniz şeyi yapmak için bu defa oldukça kararlısınız. 

Evden çıkıp, iş çıkışı her gün önünden geçip “mutlaka bir gün uğrayacağım” dediğiniz dalış merkezine gidiyorsunuz.

İçeri girdiğinizde ne işe yaradığını, belki de henüz adını bile bilmediğiniz ekipmanlarla karşılaşıyorsunuz. Size tanıdık gelen deniz gözlüğü (sonrasında ona deniz gözlüğü değil, maske demeye alışmaya çalışacaksınız) ve paletler dahi çok farklı görünüyor. Oldukça profesyonel ve sıra dışı.

Sizi karşılayan eğitmen ile koyu bir sohbete başlıyorsunuz. [Devamını oku…]

Dalış Eğitimine Başlamadan Önce

National Geographic Channel‘da Sea Hunters’ı izlediniz, yıllardır dalış yapan bir arkadaşınızın en son dalışı hakkında sohbet ettiniz, tatil yaptığınız yerde bir dalış teknesi gördünüz, çocukluğunuzdan beri Jacques Cousteau hayranıydınız ve en sonunda zaman bulduğunuzu düşünüyorsunuz… Nedeni ne olursa olsun dalış yapmaya karar verdiniz ve biraz bilgi edinmek istiyorsunuz. Bu doğru bir karar ve aslına bakarsanız “biraz bilgi” den fazlasına ihtiyacınız var.

[Devamını oku…]

CLOSE
CLOSE
Pin It