Sararmış Maske Silikonunun Beyazlatılması

Geçtiğimiz günlerde Dalalim.com’un YouTube kanalında yapılan bir yoruma gözüm takıldı. 

Çektiğim video, aslında dalış maskelerinin dalışlarımızda buğu yapmamaları için ne gibi işlemlere tabi tutulması gerektiğini içeren bir tavsiye videosuydu. 

Ancak anladığım kadarıyla tam olarak aradığını bulamamış olan bir izleyici, bu videoya denk gelmiş, sorununu bu videonun yorum kısmında benimle paylaşmıştı. 

Soru tam olarak şu;

Benim deniz gözlüğümün plastik kısmı sarılaştı nasıl temizliycem, burun kısmı sapsarı, çamaşır suyu kullansam olur mu?

Deniz gözlüğü derken maskeyi kastediyor sevgili izleyici…

Bu konuda arkadaşa tavsiyelerimi verdikten bir gün sonra, yine yorumlardan bana “teşekkürler, işe yaradı” diye bir mesaj gönderildi, çok da memnun oldum. 

Aynı sorunu yaşayan emektar dalalim.com okuyucuları için de bir kaç tavsiyede bulunmak istedim. 

 Şimdi bu sararma dediğimiz şey nedir, neden olur, bundan başlayalım. 

Dalış Maskesi Neden Sararır?

Öncelikle şunu söylemem gerekir ki, sararma konusu sadece şeffaf silikonlu dalış maskelerinde meydana gelir. 

Siyah silikonlu maskelerde sararma olmaz. 

Dalış maskesi sararması dediğimiz şey, maskenin silikon bölümlerinde meydana gelen bir çeşit renk bozunmasıdır ve bir kaç sebebi vardır

  1. Dalış maskesinin tuzlu kalması: Dalışınızı, şnorkelinizi vb. yaptıktan sonra mutlaka ama mutlaka maskenizi tatlı su (bildiğiniz şebeke suyu) ile yıkamanız, tuzdan arındırmanız gerekmektedir. Bu, sadece dalış maskenizin eteklerinin (yanaklarınızı kaplamaya çalışan silikon kısım) sararmasını önlemez, maskenizin daha uzun ömürlü olmasını da sağlar (Bknz. Temel Bakımla Maskenizin Ömrünü Arttırın). Gün sonunu beklemeden, iki dalış arasında (ya da havuza yarım saat sonra tekrar girecekseniz bile) maskenizi mutlaka tatlı su ile yıkayın ya da ufak bir kova ya da herhangi başka bir kaba tatlı su kouyp, işiniz bittiğinde maskenizi bu kabın içine atın ve kullanmak istediğinizde tekar alıp kullanın. Ancak gün sonunda maskenizi “nasıl olsa yarın da kullanacağım” deyip o kabın içinde de bırakmayın. 
  2. Dalış maskesinin tuzlu kalması: Tuzlu kalması için bir önceki maddede anlattığım her şey, klor için de geçerli. Yani “ne tuzu yahu, ben havuzda kullanıyorum” demeyin, tatlı suyla yıkayıverin işte iki dakika maskeleriniz.
  3. Dalış maskesinin güneşe maruz kalması: Dalışınızı yaptıktan sonra maskenizi kesinlikle direkt güneş ışığı altında bırakmamanız gerekir. Güneş ışınları, maskenizi aşırı ısıtarak özelliğinin kaybolmasına, şeffaf silikonun sararmasına ve maskenizin ömrünün kısalmasına sebebiye verir.
  4. Dalış maskesinin neopren ve plastik ile saklanması: Dalış çantanıza paletinizi, dalış elbisenizi, eldiveninizi, patiğinizi atıp, içine de hoop diye dalış maskenizi sallayıp dalışa gidip geliyor ve evde de bu şekilde topyekün muhafaza ediyorsanız, şeffaf silikonlu dalış maskeniz sararır. “Elime mi alıp taşıyayım maskeyi?” demeyin, maskeyi satın alırken size verilen kabı kalemlik yapmayın, maskenizi içine koyup, sonra atın dalış çantanıza.

E iyi tamam, bundan sonra böyle yaparız da, elimizdeki şeffaf silikonlu sararmış dalış maskelerini çöpe mi atalım?” 

Neyseki durum o kadar da vahim değil. 

Çünkü sararmış dalış maskesi sadece artık şeffaf olmayan, sarı bir maskedir. 

Yani işlevini yine yerinde getirir. Sadece sarıdır. 

Gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz.

Ama bu görüntünün estetik olmadığını düşünüyorsanız ya da “e çaresi varsa da tabi sarı sarı gezmeyelim” diyorsanız, işte size sararmış dalış maskesinin nasıl beyazlatılacağınızın reçetesi. 

Sararmış Dalış Maskesinin Beyazlatılması 

Evde kolayca yapabileceğiniz, neredeyse maliyetsiz olan bir işlem…

Bu uygulamayı, sadece sararmış olan dalış maskelerinin beyazlatılmasında değil, dalışta bulduğunuz ya da deponuzun bir köşesinde unuttuğunuz eski dalış maskelerinin temizliğinde de kullanabilirsiniz.

İhtiyacınız olan malzemeler: 

  1. Sararmış dalış maskesi 
  2. Diş macunu (ma bu yeni nesil jel diş macunu olmayacak, eski usul, granüll olanlardan olacak, türk kahvesi telvesi gibi oluyor ya hani, dişlerinizi fırçaladıktan sonra patlayan şeker gibi dilinizin üstünde kalıyor, o işte)
  3. Su ısıtıcısı (kettle)
  4. Bir iki litre su (şebeke suyu)
  5. Kova ya da leğen (maskenin sığabileceği büyüklükte, ne büyük, ne küçük)

Yapılışı:

  1. Maskemiz kova ya da leğenin içinde tamamen suyun içine gömülecek kadar miktarda suyu (önceden maskeyi kovaya/leğene atın, içine suyu doldurmaya başlayın, maske tamamen suyun altında kalınca durun, işte ihtiyacınız olan miktar), ısıtıcınızı kullanarak ısıtmaya başlayın. Kaynamaya başlamadan ısıtıcıyı kapatın. Önemli Not: Su kaynamamalıdır, yoksa maskeye zarar verebilir. Sadece elimizi içine daldırabileceğimiz kadar sıcak olmalı. Bırakın bu şekilde 10 dakika beklesin. Güzel olur, mis olur deyip kovanın/leğenin içine deterjan vs atmayın.
  2. Beklediktan sonra maskeyi çıkarın, bir bezle fazla suyunu silin.
  3. Diş macununu alıp, maskenin özellikle sararmış olan kısımlarına uygulayın. Elinizi korkak alıştırmayın, iyice sürün. 
  4. Macunladığınız dalış maskenizi bir havlunun üzerinde 5 dakika kurumaya bırakın. 
  5. Maskeniz kururken, kullandığınız kaptaki suyu boşaltın, yeniden su ısıtarak kaba yeni suyu dökün. Isıttığınız suyun bir kısmını da bir spreyera (fıs fıs) koyun.
  6. Bir diş fırçası (kılları sert olmalı) kullanarak maskenizin üzerindeki diş macunu ile maskenizin sararmış yerlerini 15 dakika boyunca iyice fırçalayın.
  7. Fırçalama işlemini yaparken, 2 dakikada bir (yani toplam 7 kez) spreyerla maskenizin fırçaladığınız yerlerine sıcak su püskürtün. Önemli Not: Püskürtülen su miktarı, dalış maskenizi sadece nemlendirmeli, diş macununun akıp gitmesine sebebiyet vermemelidir. 
  8. Bu adımları uyguladıktan sonra maskenizi, içi sıcak su dolu kabınızın içine koyun ve diş fırçası yardımıyla maskenizi kabın içinde fırçalamaya devam edin.
  9. Bu işlemi, maskenizin üzerinde diş macunu kalmayıncaya kadar yapmaya devam edin. 
  10. Üçüncü kez su ısıtıp, içine diş macunu karışmış ve artık soğumuş olan suyu, yeni su ile değiştirin. 
  11. İşleme tabi tuttuğunuz maskenizi, bu suyun içinde 30 dakika bekletin, sonra kurumaya bırakın. 

Maskenizi servis edebilirsiniz. 

Afiyet olsun.

Yorumlar

  1. Soner Küpücü der ki:

    Müthiş…
    Bugünkerde “acaba diş macunu kullansam sararan maskem temizlenir mi?” diye düşünüyordum. Tavsiyeniz harika oldu.
    Bir de su altında maruz kalınan basınç ile ilgili sorum var ama tabi varsa ilgili bir yazınızın ya da videonuzun altında sorayım onu. :)

    • Murat Demirağ der ki:

      Soner selam,

      İlk kaydettiğim YouTube videolarımdan beri senden yorum gelmiyordu, “sesini” tekrar duymak güzel oldu. Umarım her şey yolundadır.

      Tavsiye yerini bulduysa ne mutlu bana.

      Basınçla ilgili soruyu şuraya alalım:

      http://dalalim.com/dalista-ilk-ve-son-10-metrenin-onemi/

      Görüşmek üzere.

      • Soner Küpücü der ki:

        Selamlar Murat Hocam,
        Yanıt vermekte çok geciktim biliyorum ancak bu aralığa birkaç dalış sığdırdığımı belirtmek isterim :)
        Hatta bu dalışlarımdan ikisi oldukça tecrübe edinmemi sağladı.
        İlkinde büyük beden bir BC seçmek durumunda kaldım. Dahası kendim için hazırladığım ağırlık kemerini biri alıp gittiğinden dolayı nispeten fazla ağırlık ile dalmak zorunda kaldım (1 kg’lık blok kalmamıştı). Tüm bunlar termoklin tabaka ve biraz da akıntı ile birleştiğinde dalış hayatımda ilk kez tükenme noktasına geldim ki bu sırada çıkışa geçmek üzere idik. 24 m civarlarında bir duvar kenarında dinlendikten sonra çıkışa geçtik. 18-30 m arasındaki dalışlarını, tüpünde 80-120 bar hava bırakarak tamamlayan ben, bu dalışımı 30 bar ile tamamladım. Uzun zamandır bu kadar hava tüketmemiştim. :)

        Diğer dalışımda ise; bu kez bedenime uygun BC, ve ağırlığa sahiptim. 30 m’den çıkışa geçtiğimiz sırada paletlerimden biri ayağımdan çıkıverdi. Onu yakaladım ve giymeye uğraşırken ne hikmetse diğer ide çıkıverdi. İşte onu yakalaması biraz zordu :) Davranmak için biraz geç kalmıştım ve akıntı da vardı. 26 m civarlarında bunlarla boğuşurken akıntının da etkisiyle yüzeye fırladım. Sanıyorum ki 7 m kadar. Sonrasında buddy’m sağolsun. Beni yakaladı, aşağı çekti. Paletlerimi giydikten sonra da birkaç metre daha aşağı yüzmek zorunda kaldık. Akıntı bizi biraz zorladı.
        Her iki dalışta da harika tecrübeler edinmiş oldum. Sağlam görünüyorlar ama bir sonraki dalıştan önce palet tokalarını yenileyeceğim. Maskemi de diş macunu ile temizledim… Yine şeffaf, berrak ve harika görünüyor. :))

        • Murat Demirağ der ki:

          Eyvallah Soner,

          Bu yorumun için çok teşekkürler; eminim dalalim.com okuyucularının da bir nebze olsun dalışlarından tecrübe edinmelerini sağlamıştır.

          Evet, akıntıda dalış yapmak başlı başına tükenmeye sebebiyet veriyor. Dalışta ekipmandan dolayı da (senin örneğinde palet) bu tarz olaylar yaşanıyor. Bu nedenle dalıştan önce iki kez kontrol etmek, sonra da buddy ile karşılıklı kontrol ile çapraz kontrol yapmak gerekiyor.

          Ben bu sezon sahalardan uzak kalacağım gibi, çünkü sezon başında bir boyun fıtığı sorunuyla karşılaştım. Ameliyat olmayı reddettim; fizik tedavi, kortizon iğneleri ve bir kaç ev egzersiziyle şimdilik yırttım gibi.

          Bir taraftan da deniz beni çağırmıyor değil tabi :)) Rahatsızlığımın yaza gelmesi kötü şans oldu. Ama galiba sonbahar dalışlarına yetişecek gibiyim.

          İçten yorumun için tekrar teşekkürler dostum.

          Kendine dikkat et.

          İyi ve güvenli dalışların olsun.

          • Önerilerinden dolayı aaıl ben teşekkür ederim Murat Hocam.
            Boynun için de çok geçmiş olsun. Dalışa engel olabilecek kadar ileri gitmiş olması ayrıca üzücü.
            Uzun sayılabilecek zamandır takip ederim; sitende “…kimdir” bölümünde “4000’i aşkın dalış…” ibaresi var. Artık 5000’i geçmiş olabilir diye düşünüyorum. Kendine iyi bak ki 50.000 olsun :)

Fikrini söyle

*

CLOSE
CLOSE
Pin It