Öyle Bir Gezegen Düşünün Ki…

Öyle bir gezegen düşünün ki neredeyse tamamı sularla kaplı olsun. Bu gezegeni keşfetmek için bir denizaltına bindiğinizi ve derinliklerine inmeye başladığınızı hayal edin. James Cameron‘un ünlü sinema filmi Avatar‘da olduğu gibi milyonlarca canlının burada yaşadığını, derinlik arttıkça kendi elektriklerini üreten yaşam formları olduğunu gözünüzün önüne getirin. Küçük organizmalar, çok kollu canlılar, hatta yüzen memeliler!

Suyun metrelerce, hatta kilometrelerce altına gidin. Hayatınızda gördüğünüz en geniş kanyonları, en yüksek uçurumları, sıradağları ve hırçın volkanları karşınıza alıp bu mavi gezegeni hayretler içinde izlediğinizi düşünün.

Bu hayal, kalbinizin daha hızlı atmasını sağlıyor ve sizi heyecanlandırıyorsa size bir müjdem var:

Hiçbir yere gitmenize gerek yok; Zaten o gezegende yaşıyorsunuz!

İşte dünya okyanuslarıyla ilgili bazı gerçekler:

  • Dünyamızın %71’ini okyanuslar oluşturuyor
  • Gezegenimiz sularının %97’si okyanuslardan ibaret
  • Okyanusların ilk 3 metresi, atmosfer kadar ısı tutuyor
  • Ortalama okyanus derinliği 4 kilometreden daha fazla
  • Dünya yaşam alanının %99’unu okyanuslar sağlıyor – Evrende bilinen, yaşayan organizmaların hayatlarını sürdürdüğü en geniş alan
  • Bu habitatın %90’ından fazlası Abyss denilen okyanus derinliklerinde bulunuyor
  • Bu yaşam alanının sadece %10 kadarı insanoğlu tarafından keşfedilebildi.
  • Everest, 8835 metre yükseklikle Dünya’nın en yüksek noktası ve 11040 metre ile dünyanın en derin noktası olan Challenger Deep’ten daha kısa.
  • Evrende bilinen en uzun sıradağ, 64373 kilometre ile okyanus tabanında yer alıyor
  • Monterey Bay Submarine Canyon, Amerika’daki Grand Canyon’dan daha derin ve hacmen daha geniş
  • Antartika’da her yıl düzenli şekilde donan ve eriyen buz tabakası, Amerika Birleşik Devletleri’nin iki katı büyüklüğe sahip.
  • Okyanusların ortalama sıcaklığı 2°C
  •  

  • Okyanusun en derin noktasındaki basınç 1103,2 bar (deniz seviyesinde üzerinizdeki basınç 1 bar). Bu basınç, bir insanın 50 jumbo jet kaldırmasına eşdeğer.
  • Ünlü Gulf Stream’in (Golfstrim Akntısı), Atlantik’in Amerika Birleşik Devletleri kıyı şeridinden geçerken hızı, Amazon nehrinin (dünyanın en geniş nehri) akış hızından yaklaşık olarak 300 kat daha hızlı.
  • Dünya okyanusları neredeyse 20 milyon ton altın rezervine sahip
  • Mavi renk, deniz suyu tarafından en az emilen renktir. Mavi, en çok derin suda gezinen fitoplanktonlar (bitkisel plankton – mikroskobik su canlıları) tarafından emilir.
  • Yutulan deniz suyu milyonlarca bakteri hücresi, yüzbinlerce fitoplankton ve onbinlerce zooplankton (hayvansal plankton) içerir
  • Dünyada yaşayan gelmiş geçmiş en büyük canlı (en büyük dinazorlar dahil) mavi balinadır. Kalbi, bir Volkswagen büyüklüğündedir.
  • Gri balinanın, yıllık 16000 kilometreden daha fazla olan göçü, herhangi bir memeli göçünden daha uzundur.
  • Avustralya’nın Queensland açıklarında bulunan Büyük Set Resifi (Great Barrier Reef), Dünya’da yer alan en geniş canlı yapısına sahiptir, Ay’dan görülebilir.
  • Ülkeler arasındaki ticaretin %90’ı deniz yoluyla yapılır. Milletler arası iletişimin yarısı, sualtı kabloları sayesinde gerçekleştirilir.
  • Balıklar, tüketilen proteinin büyük çoğunluğunu sağlar.
  • Dünya deniz ve okyanuslarındaki kirliliğin %80’i, karadaki faliyetlerden kaynaklanıyor
  • Mega-şehirlerin dörtte üçü deniz kenarında konumlanıyor
  • Plastik atık, 1 000 000 deniz kuşunun, 100 000 deniz memelisinin ve sayısız balığın ölmesine sebebiyet veriyor. Plastik, ekosistemde yıllarca yok olmadan kalıyor ve her gün deniz canlılarının ölümüne sebebiyet veriyor
  • Çalışmalar, kritik deniz alanlarının (sıcak ve soğuk su mercan resifleri, deniz çayırı yatakları ve mangrovlar) korunması sayesinde balık sayısı ve büyüklüğünün dramatik şekilde artacağını gösteriyor.
  • 3 500 000 000 insan, temel besin kaynağı olarak okyanusa bağlı yaşıyor.
  • Özellikle konserve olarak tükettiğimiz ton balığı gibi ticari olarak rağbet gören büyük balık türleri, bir önceki yüzyıla göre %90 azaldı.
  • Her yıl 100 000 000 köpekbalığı, yüzgeçleri ve eti için öldürülüyor. Yüzgeçler, çorba yapımında kullanılıyor ve cilalanarak hediyelik eşya olarak satışa çıkarılıyor. Henüz canlıyken yüzgeçleri kesilen köpekbalıkları tekrar denize atılıyor ve deniz tabanında boğularak (bir iki istisna haricinde tüm köpekbalığı türleri, sudaki oksijeni kullanabilmek için sürekli hareket etmek zorunda) ya da kanamadan ölüyorlar.

Denizlerin, okyanusların üzerinde yaşıyoruz. Dalışlarımızda, ya da belgesellerde gördüğümüz güzelliklere hayranlık ve şaşkınlıkla bakıyoruz.

Ancak gezegenimizin çoğunluğunu kaplayan bu okyanuslara sırtımızı dönmüş durumdayız. Ay yüzeyi hakkında, dünya okyanuslarından daha fazla bilgiye sahibiz.

Onu korumuyoruz, umursamıyoruz. O kadar büyük ki, kirlenmez, ölmez, parçalanmaz, bitmez sanıyoruz.

Ama yanılıyoruz. 

İçtiğiniz her su damlasıyla, aldığınız her nefesle denize bağlısınız. Dünyanın neresinde yaşadığınız farketmez.”

— Sylvia Earle, Okyanus Bilimci

Kaynak:

http://www.savethesea.org

http://news.discovery.com (fotoğraflar)

Yorumlar

  1. Saim Yavaşoğlu der ki:

    Bilgilerin için teşekkürler süpersin!

Fikrini söyle

*

CLOSE
CLOSE
Pin It