Mercanlar Bitki Mi Yoksa Hayvan Mı?

Bu konuyu, bir süredir Facebook sayfamızda da tartışıyoruz.

Çoğumuzun dalışa başlamasına/başlamak istemesine sebep olan su altı güzelliklerinden biridir mercanlar.

İzlediğimiz belgesellerde, şanslıysak yaptığımız dalışlarda birer çiçek bahçesi gibi karşımıza çıkarlar.

Her renkten, her şekilden mercanlar…

Mercan Resifi

“Image courtesy of 9comeback / FreeDigitalPhotos.net”

Bizi dalışa aşık ederler, su altında, ekran başında büyülerler.

Mercanların bir araya gelmesiyle, uzun yıllar sonunda oluşan “mercan resifleri,” yaklaşık olarak 4.000 balık, 800 mercan ve yüzlerce diğer türe ev sahipliği yapar.

Bilim insanları, 1 ile 8 milyon arasında bilinmeyen organizmanın mercan resiflerinde yaşadığını düşünmektedir (Reaka-Kudla, 1997).

Bu biyo-çeşitlilik, yirmi birinci yüzyılda yeni ilaçların bulunmasında önemli role sahiptir.

Kanser, kireçlenme, bakteriyel enfeksiyon gibi hastalıklarla mücadelede, mercan resiflerindeki bitki ve hayvanlardan yararlanılmaktadır.

Kırılganlardır. En ufak bir ısı değişikliğinde (küresel ısınma) bembeyaz hale gelir, bir anlamda “hastalanır ve hatta ölürler.

Mercanların dünya için önemi, apayrı bir makale konusudur.

Bu nedenle bu kısmı kısa kesip, soruma geri dönmek istiyorum.

Mercanlar Bitki Mi Yoksa Hayvan Mı?

Sert kabukları sebebiyle, mercanlar bazen kayalarla karıştırılabilir. “Kök saldıkları” düşünülüp, bitkilerle de karıştırılabilir.

Ancak mercanlar, kayalardan farklı olarak, “canlıdır.”

Aynı zamanda mercanlar, bitkilerden farklı olarak kendi besinlerini üretemezler (fotosentez yapan bir kaç alt tür haricinde).

Mercanlar, birer omurgasız hayvandır.

Nasıl Ya?

Gelin mercanın bebekliğine gidelim.

Eşeyli (döllenerek) ya da eşeysiz üreyen (bölünme, tomurcuklanma gibi) mercanlardan eşeyli üreyenlerine bakalım.

Bebek mercan, dünyaya bir larva olarak gelir. Baya, bildiğiniz kurtçuğa benzer.

Mercanlar

Foto: Turgay Ali Şanlı

Sonra bu kurtçuk “kirpik” denen ufak yüzgeçleriyle suda sağa sola hareket eder.

En sonunda gözüne kestirdiği bir kayaya tutunur.

Kurtçuğumuz belli bir zaman sonra bir “polip“e dönüşür.

Bebek mercanımız artık genliğe adım atmıştır.

Sudaki planktonlarla beslenip büyürken, bir taraftan da kalkerli bir salgı oluşturur. İşte bu kalkerli salgı polipimizden atıldığı sürece katı bir iskelet oluşur.

Bizim mercan dediğimiz şey, işte bu sert kabuktur.

Mercan Resifleri

Bu genç mercanımızın yanında bir mercan daha düşünün. Onun yanında bir tane daha, onun yanında da bir tane…

Mercanlarımız büyüdükçe, ürettikleri kalkerli salgı birikimi de artacaktır.

Zamanla (yüzlerce, hatta binlerce yıldan bahsediyorum) kaynaşan bu mercan iskeletleri neredeyse deniz yüzeyine ulaşır.

Mercanların ürettiği bu kalkerden, kayalığa benzer bir yapı oluşur.

İşte bu yapıya da bizler “mercan resifleri” diyoruz.

En ünlü mercan resifi, Avustralya’nın kuzey doğusunda yer alır, adı “Büyük Set Resifi”dir (Great Barrier Reef) ve 2.000 km uzunluğundadır.

 Kaynaklar:

oceanservice.noaa.gov

saltaquarium.about.com

tr.wikipedia.org

Yorumlar

  1. Abdulselam der ki:

    Baya açıklayıcı olmuş hocam saolasın dünya için önemini merak ettim dünyanın oluşumu alpler bitsin bunu izliycem varsa belgeseli ekvatorda çok dediler bize orda çokmu orda çoksa sebebi ne ?

    • Murat Demirağ der ki:

      Abdulselam merhaba,

      Dalalim.com’u ziyaretin için teşekkürler.

      Mercanların oldukça az bir türü soğuk suyu sever. Kuzey Avrupa’da da bu nedenle mercan resifleri görülüyor. Bunun dışında genellikle deniz ve okyanusların sıcak sularında daha sık görülüyor.

      Bunun sebebi de bu sulardaki koşulların (sıcaklık, akıntı gibi) mercan resifleri için uygun olması.

      YouTube’a mercan resifi belgeseli yazıp aratırsan bir çok belgesel bulabilirsin.

      Umarım yardımcı olabilmişimdir.

      Selamlar..

Fikrini söyle

*

CLOSE
CLOSE
Pin It