Makro & Geniş Açı Dalış

Fotoğraf çeken insanlar severler bu iki konsepti. Makro ve geniş açı.

Bir ahtapotun “dibinden” çekilmiş ve bu canlıyı normalden çok daha “büyük” görebilmenizi sağlayan bir fotoğrafa bakıyorsanız buna makro, ona doğru yüzen dalgıçlarla beraber görüntülenmiş olan bir batık fotoğrafına bakıyorsanız buna geniş açı fotoğraf deniyor.
Ancak bugün benim bahsetmek istediğim şey fotoğraf değil, dalış

Neden dalış yaptığını (okuyun: Neden Dalıyoruz?) sorduğum bir çok insan, bana birbirinden ilginç cevaplar veriyorlar.

Kimisi sessiz olduğu için, kimisi uçma hissini yaşamak için, kimisi ağırlıksızlık, kimisi balıklar, resifler, kafadanbacaklılar, kabuklular için, 5 yaşında geçirdiği havuz ‘felaketinden‘ sonra korkusunu yenmek için…

Suda olma durumu“nun farklı dürtülerden geldiği bariz.

En temel şekliyle dalış nedenlerini ikiye ayırıyorum.

Makro Dalış

Genellikle sualtı canlılarını incelemek isteyen dalgıçların gerçekleştirmek istediği dalış türü.

Dalgıçların %90 kadarı bu sebeple dalıyor. Dikkat ederseniz dalıştan çıktıktan sonra size “Ne gördünüz?” diye sorarlar. Dalışın bir şeyler görmek ve bundan keyif almaktan ibaret olduğunu düşünen dalgıçlar, makro dalışlar yaparak objelere daha yakından bakıyor/bakmak istiyor.

Dalışa başlamak isteyen insanlarda da durum farklı değil.

Dalalim.com okuyucularından Özlem Sevinç (paylaşmamda sakınca görmediği için kendisine teşekkür ediyorum), bana iki gün önce gönderdiği e-mailde şöyle söylüyor:

Dalış, benim için kırmızı deniz yıldızı ve benekli orfoz görebilmek ve biraz daha ilerletebilirsem bu hayvanları fotoğraflayabilmek demek. Ama belki makalesini yazdığın Akdeniz Müreni’ni de görmek isteyebilirim. Dalış öncesinde kendimi nasıl hissettiğime bağlı olarak değişebilir :)

Özlem’in bahsettiği şey, makro dalış.

Çok farklı sebeblerden dolayı makro dalış yapan insanlar var.

Kişisel tatmin, bunların en başında geliyor. “Benekli orfoz görebilmek.” Bu, merak gidermek, bu hayvanın kuyruk hareketini, cüssesini, rengini görebilmek gibi konularda kişinin bilgili olmasını sağlamak için sarfedilmiş bir istek cümlesi. Her şeyden önce, insanda böyle bir hayvanı incelemek heyecan yaratıyor.

Geniş Açı Dalış

Yıllar önce sevgili üstad Friksos S. Rothman ile evinde sohbet ederken en çok hangi ortamlarda dalış yapmaktan keyif aldığını sordum. Gülümsedi. “Beni leğene at, orada bile dalış yapmaktan keyif alırım” dedi.

Geniş açı dalış yapanlar için suda olmak, suda olmaktır. Daha azı ya da fazlası değil. 

Sizlere ‘geniş açı dalış‘ olarak isimlendirdiğim bu kategori ile ilgili iki örnek vermek istiyorum.

Nemo 33

Belçikada bulunan bir havuz. Derinliği 34.5 metre. Çeşitli yapay sualtı tünelleri mevcut. Bir çok dalış sistemi, sırf buraya yolu düşüp, dalamadan giden olmasın diye “Indoor Diver” diye bir sertifikalı dalış programı dahi çıkardı. Yani bu havuzu bir potansiyel olarak gördü.

Bazı insanlar ‘bir balık bile yok, bildiğin havuz. Neden dalmalıyım ki?‘ diyor ve bu girişimi sorguluyor.

Diğer taraftan yüzlerce insan Brüksel’e sırf bu nedenle gidiyor, dalış yapıyor. Kış aylarında soğuk suya dalmakta zorlanan Belçikalı dalgıçlar, zamanlarını Nemo 33‘de geçiriyor.

Görmeyen Dalgıçlar

2006 yılında Marmaris’te dalıyordum. 5 metrede güvenlik beklemesi yaparken, yan teknenin platformundan iki dalgıcın suya atladığını gördüm. Full-mask kullanıyor ve birbirleriyle iletişim halindeydiler.

Garipsedim…

Güvenlik beklemesi bitti, tekneme çıktım. Kuru bir şeyler giydim, kendime bir kahve aldım. Yarım saat kadar sonra girerken gördüğüm dalgıçlar yan tekneye çıktılar. Tekne, bizimkinin hemen yanındaydı.

Konuşmalara kulak misafiri oldum. Suda gördüğüm iki dalgıçtan, arkada bulunan eğitmendi ve öndekine talimatlar veriyordu. “Bu seviyede kal, biraz yüksel, biraz alçal” gibi…

Öndeki dalgıcın ise görmediğini öğrendiğimde şok oldum. Görmeyen biri neden dalardı ki?

Derinliği hissetmek, suda olduğunuz bilmek, sessizliğe palet atmak, renklerin yok olduğunu izlemek…

Yüzde 70’i su olan vücudunuzla deniz arasındaki %30’u oluşturmak.

Geniş açı dalış, bunları hisseden, seven ve hiç bir şey görmek için değil, sadece dalış yapmak için dalgıçlardan oluşuyor.

Ben mi?

Dalarken gözlerimi kapattığım, hiç bir şey düşünememenin getirdiği huzuru hissettiğim çok fazla dalışım oldu hayatımda.

Bir şeyler görmekten ve insanlarla bunu paylaşmaktan oldukça keyif alsam da sanırım ben bir geniş açı dalgıcım.

Ya siz?

Fikrini söyle

*

CLOSE
CLOSE
Pin It