Karaburun’u Korumayalım Mı?

Melis Alphan, Hürriyet gazetesinde  05.06.2014 tarihli yazısında Karaburun’da bir çoğumuzun bilmediği bir çevre ve kültür saldırısına değindi.

Alphan’ın bu yazısı, 5 Haziran’da, yani Dünya Çevre Günü‘nde yayınlanmış oldu.

Hadi çevremizi koruyalım” başlıkları yerine, ben de bugün sizlere bu haberi aktarmanın daha doğru olacağını düşündüm.

Çünkü bir çoğumuz çevreyi korumak istiyoruz, ancak nereden başlayacağımızı, ne yapacağımızı ya da neye itiraz edeceğimizi bilemiyoruz.

Karaburun Rüzgar Tribünleri

Foto: Radikal.com.tr

Rüzgar Enerjisi & Rüzgar Tribünleri

Çevreye duyarlı olan kişiler, yenilenebilir enerji kaynaklarının önemini bilir.

Ancak her şey bir düzende gitmelidir. Rüzgar tribünleri, doğal hayatı ve kültürü yok etmemelidir.

Yani, kaş yaparken göz çıkarılmamalıdır.

Rüzgar Enerji Santralleri‘nin (RES), planlı olarak kurulması önem teşkil eder.

Ancak Karaburun Yarımadası’nda RESlere verilen onay, yarımadanın %61’ine ulaşmış durumda.

Karaburun için “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararlarının sonucu olan bu yüksek oran, Karaburun’un bir çok değerini tahrip edebilecek bir potansiyel oluşturuyor.

Karaburun Yarım Adası’ndaki Değerler

Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü, Karaburun’un biyolojik ve kültürel yapısının korunması adına hazırladığı teklif raporunda, yarımadanın Özel Çevre Koruma Alanı ilan edilmesi gerektiğini yazmış durumda.

Bütün Bakanlıklar bu görüşe olumlu bakıyorlar. Ancak Enerji Bakanlığı‘nın verdiği olumsuz görüş nedeniyle konu Bakanlar Kurulu‘na ulaşamıyor. Çünkü bu alanda Enerji Bakanlığı’nın RES yatırımı söz konusu.

Karaburun köylüleri, SİT alanlarına ellerini süremezken, bir rüzgar tribünü 400-500 metrekare yer kaplıyor, santraller kuruluyor.

Bölge için önemli bir kültürel ve ekonomik değer olan Karaburun Kıl Keçisi, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından “halk elinde ıslah” programına alınmış durumda.

Ancak Karaburun Kıl Keçisi’nin yaşaması için gerekli olan otlaklar ve tarım alanları RESler için tahsil ediliyor.

Alphan, yazısında Foça örneğini vermiş.

Foça’da balıkçılık ve turizm ile yılda 59.5 milyon lira gelir elde ediliyor, ekonomiye katkı sağlanıyor, bölge kalkınıyor. Hem de bu, bölge ekolojisine bir gram zarar verilmeden yapılabiliyor.

Peki Ne Yapılıyor?

Karaburun'da RES

Foto: karaburunaiyibak.org

Çevresel Etki Değerlendirmesi gerekli değildir” kararının iptali için Çevre ve Ekoloji Hareketi Avukatları (ÇEHAV), 30 avukatıyla gönüllü olarak hukuk sürecini başlatmış durumdalar.

Lütfen çevre bilincini sadece ağaç ekmek, sualtı ve sahil temizliği yapmak gibi faaliyetler olarak nitelendirmeyelim.

Bu faaliyetler tabi ki çevre adına yararlı, umut vaat eden faaliyetler.

Ancak büyük resmi görmek için uğraşalım.

Sadece olumlu olarak neler yapabileceğimize değil, olumsuz olan faaliyetleri nasıl önleyebileceğimizi de irdeleyelim.

Bunları gündeme taşımak, çevremize bahsetmek, sessiz kalmamak bir duruştur.

Bireylerden gelen bu duruş, ÇEHAV gibi yapılanmalarla birleştiğinde sıkı bir güç oluşturur.

Bu güç, bir çok şeyi değiştirir.

Kaynak: http://sosyal.hurriyet.com.tr/Yazar/79/Melis-Alphan/21298/Karaburun-un-korunmasi-onundeki-Bakanlik-engeli

Fikrini söyle

*

CLOSE
CLOSE
Pin It