Dalışlarınızda Fazla Mı Hava Harcıyorsunuz?

Özellikle dalışa yeni başlayanlarda “çok fazla hava harcıyorum” düşüncesi önemli ölçüde stres kaynağı olabiliyor. Su altında hava tüketimi, neyse ki kontrol altına alabileceğiniz bir durum. Bugün sizlere, havanızı verimli şekilde kullanabileceğiniz, sonucunda da daha fazla dip zamanı yapabileceğiniz bir kaç yararlı tüyo vermek istiyorum. Aşağıdaki tavsiyelerimi teker teker ve yavaşça okumanızı, bundan sonra yapacağınız ilk dalışınızda da uygulamanızı öneriyorum. Kimileri uzun dönemli, kimileri de hemen uygulayabileceğiniz bu tavsiyeleri uygulamak size %20’den fazla hava tasarrufu sağlayacaktır.

Suyun Altında Sakin Kalın

Su altında heyecanlı, aşırı hareketli ve fiziksel limitlerinizi zorlayacak şekilde hareket etmeyi bırakın. Örneğin, tecrübeniz el vermiyorsa akıntı dalışlarından kaçının. Aşırı hareket ederseniz (düz bir hatta yüzmemek, takla atmaya çalışmak gibi) sonucunda vücudunuzun oksijene ihtiyacı artacak ve daha fazla hava solumaya ihtiyaç duyacaksınız.

Heyecanınızı yenin. Dalışınızı yapıyorsanız, bir eğitim almışsınız demektir. Gerekli tüm becerileri ve teoriyi artık bildiğinizi unutmayın, kendinize güvenin. Dalış arkadaşınızın ve liderinizin grubunuzda olduğunu hatırlayın. Hava kaynağınızın olduğunu, karadaki gibi rahatlıkla regülatörünüzden hava alabildiğinizi, maskeniz sayesinde her şeyi gözlemleyebildiğinizin farkına varın. En son dalışınızın üzerinden belirli bir süre geçtiyse (6 ay gibi), eğitmeninizden önce bir güncelleme dalışı (temel becerilerin tekrar edildiği bir hatırlatma dalışı) isteyin. Bu, kendinize güveninizi yerine getirecek ve stresin önüne geçecektir.

Dengenizi Sağlayın

Su altında dengeniz yoksa, bunu sağlayabilmek için çok hareket edersiniz. Bu da fazla hava tüketimine yol açacaktır. BCD ve akciğer kullanımınızın iyi olması, yüzerliğinize etki eden faktörlerdir. Bir çok sistemde yüzerlik ile ilgili kurslar mevcuttur. Bu kurslara katılın.

Suyun altında, nötr yüzerlikli olmaya çalışın. Dalışınız esnasında palet atmayı bıraktığınızda battığınızı hissediyorsanız (negatif yüzerlikli iseniz) BCD’nize ufak ufak hava verin, bu havanın etki etmesini, sizi biraz yukarı kaldırmasını bekleyin.

Verimli Palet Atın

Her bir palet atımınız doğru şekilde olmalıdır. Hatalı palet atımı, sizi ileriye doğru ittirmez, sadece sizi yorar ve hava kullanımınızı arttırır. Dizlerinizi olabildiğince kırmadan, ayağınızı bilekten ileri doğru ittirerek (paletinizin ucu dalış esnasında arkanızı göstermelidir, dibi değil) büyük paletler atın. Yüzmedeki gibi küçük, dizden çıkarılan palet atımları yerine, büyük ve kalçadan çıkan palet atımlarını deneyin.

Grubun Üzerinde Yüzün

Ne kadar derine giderseniz, o kadar yoğun hava solursunuz. Çünkü basınçla beraber yoğunluk da artacaktır. Bu nedenle, dalış yaptığınız grup –örneğin– 16 metrede ilerliyorsa, grubu 15 metreden takip edin. Ancak bunu yaparken gruptan ayrılmamaya, çok yükselmemeye dikkat edin. Sadece bir metre dahi hava harcamanızı azaltacaktır.

Doğru Ağırlık Seçin

Size hava harcatacak en önemli etmen, fazla ya da az ağırlığınızın olmasıdır. Fazla ağırlık seçerseniz seviyenizi korumak için sürekli daha hızlı palet atmaya çalışacak ve BCD’nize olması gerekenden daha fazla hava basmak zorunda kalacaksınız.

Az ağırlık alırsanız ise suyun altında kalabilmek için dikey palet atımları yapmaya çalışacaksınız. Bu da sizi yoracak, bunun da ötesinde dalışınızı tehlikeye sokabilecektir (hızlı yükselmek, dalışta en istemediğimiz noktalardan biridir).

Ağırlık miktarının sadece kilonuza değil, kullandığınız ekipmana ve hatta tecrübenize göre de değiştiğini unutmayın. Bunun için eğitmeninizden yardım talep edin. “İdeal ağırlık seçmek” apayrı bir konu olduğu için bu konuya sonraki yazılarımda detaylı yer vereceğim.

Yarışmayın

Dalıştan çıktıktan sonra dalış arkadaşınıza ya da ekibinizdeki diğer dalgıçlara “senin kaç havan kaldı?” gibi sorular sormayın. Bu sadece stres seviyenizi arttıracak, bir sonraki dalışınızda daha fazla hava harcamanıza sebebiyet verecektir.

Hatta bu “gereksiz yarışı” dalış profesyonelleriyle dahi yapan dalgıçlar var. Dalışımızdan çıktıktan sonra bana “ne kadar havan kaldı hocam?” diye soran öğrencilerime buradan selamlar :) 

Dalış Yapın

Her şeyin pratik yapılarak geliştirilebildiğini unutmayın. Ehliyet aldığınız ve araba kullanmayı bilmediğiniz günleri hatırlayın. “bu gaz, bu debriyaj, bu da fren” diyen eğitmeniniz için her şey ne kadar da kolay görünüyordu? Bugün gerçekten iyi araba kullandığınızı düşünüyorsanız, bu sadece bilgi birikiminizin eskiye göre daha fazla olmasından değil, bir süredir arabanızı kullandığınızdan kaynaklanan bir durum.

Dalış yaparak, öğrendiklerinizi uygulayabilir, ekipmanınıza ve su altına uyumunuzu arttırabilir ve bunların sonucunda kendinizi daha rahat hissederek hava tüketiminizi minimuma indirebilirsiniz. Tecrübe, en büyük yardımcınız olacak.

Soluma Düzeninizi Kontrol Edin

Su altında karada olduğu gibi nefes alıp vermek sizi yoracaktır. Derin ve yavaş nefes alıp verin. Sürekli meditasyon yapıyormuşçasına dalış yapın. Şu anda bu makaleyi okurken sahip olduğunuz nefes alıp verme periyodunuzu dalışlarınızda değiştirin. Sakin, derin ve yavaş soluma sizi rahatlatacak, daha fazla oksijence zengin havayı ciğerlerinize dolduracak ve solunumunuzu düzene sokacaktır.

Dalış Öncesinde Dinlenin

Dalışa yorgunken gitmeyin. Bir gece öncesinde alkol almayın, en az 8 saat uyuyun. Aşırı spor yapmayın, antrenman/spor merkezi gibi aktivitelerinizi ya da dalışınızı erteleyin. Dalışa yorgun, uykusuz gelmek fazla hava harcamanıza yol açacaktır.

Bu teknikleri bir sonraki dalışınızda kullanın ve sonuçlarını burada bizimle yorum olarak paylaşın. 

Yorumlar

  1. Saım Yavaşoğlu der ki:

    Sağol

Fikrini söyle

*

CLOSE
CLOSE
Pin It