Dalışın Altın Kuralı

10 metredesiniz. Paletleriniz dibe değiyor, ayaklarınızın üzerinde duruyorsunuz.

Elinizde bir balon var. 

Balon

“Image courtesy of artur84 / FreeDigitalPhotos.net”.

Balonu yedek hava kaynağınız ile şişirip, ağzını hava kaçırmayacak şekilde sıkıca bağlıyorsunuz.

Yedek hava kaynağınız yardımıyla balonun içine 1 litre hava bastığınızı düşünelim.

Balon, artık içinde hava olduğu için yüzeye çıkmak istiyor.

Parmaklarınızın ucuyla tuttuğunuz balonu bırakıyor ve arkasından bakıyorsunuz.  Balon, yüzeye doğru hareket etmeye başlıyor.

Soru şu … 

“Balon yüzeye ulaştığında ne gibi bir değişime uğrayacak?”

Boyle Kanunu

Der ki;

“Sıcaklıklar sabit tutulduğu sürece, belirli ölçüde alınan bir gazın hacmiyle basıncının çarpımı sabittir.” *

Peki bu ne demektir?

Yani basınç azaldıkça, hacim artar. Tam tersi de geçerlidir; Yani basınç arttıkça da hacim azalır. 

Balon örneğimize geri dönelim.

10 metreden bıraktığımız içi hava dolu balonumuz yüzeye doğru harekete geçmişti. Yani yükselmeye başlamıştı.

Diğer bir deyişle, üzerinde basınç azalmaya başlamıştı.

Boyle Kanunu’na göre, yüzeye doğru yükselmekte olan balonumuzun hacmi artacaktır, yani şişecektir. 

Peki ne kadar?

10 metredeki mutlak basınç (ortam basıncı) 2 atm’dir. Yüzeyde ise 1 atm basınç vardır.

Yani, %100 bir basınç değişimi söz konusudur. Hacim, aynı oranda artacak, iki katına çıkacaktır.

Özetle, 10 metrede 1 litretlik havaya sahip balonumuz, yüzeye ulaşabilirse artık 2 litre olacaktır. 

Yüzeye Ulaşabilirse Mi?

Evet, eğer bunu başarabilirse.

Çünkü balonumuz yeterince esnek değil ise, artan hacmi barındıramayacak ve 10 metre ile yüzey arasında bir yerlerde (balonun kapasitesi ne ise) patlayacaktır. 

Booom!!

Peki Bunun Dalışın Altın Kuralı İle Ne İlgisi Var?

Akciger

“Image courtesy of dream designs / FreeDigitalPhotos.net”.

Diye soracak olursanız, size vücudunuzda iki tane “balon” taşıdığınızı söyleyebilirim.

Huh?!

Evet, göğsünüzün altında, aynı balon gibi şişen ve sönen, belli bir hava tutma kapasitesine sahip iki balonunuz var ve siz doğduğunuzdan beri sizinle beraberler.

Akciğerleriniz… 

Eğer dalış esnasında nefes tutarsanız yükselmeye başlarsınız (BC‘ye hava verip yükselme mantığıyla aynı). Ve yükseldikçe nefes tutmaya devam ederseniz maalesef yukarıdaki balon örneğinde olan şeyin aynısı, akciğerlerinizin başına gelebilir.

Akciğer Genleşme Yaralanmaları

Özellikle nefes tutularak yükselme esnasında akciğerinizin içindeki havanın hacmi, tıpkı balonun hacmi gibi artacaktır.

Eğer akciğerinizin hava tutma kapasitesinin üzerinde bir hava hacmi oluşursa, bu yüksek hacimli hava akciğerinizi yırtmaya çalışacaktır.

Yırtılan akciğerden kurtulmayı başaran hava kabarcıkları, farklı bölgelere gidebilirler.

Eğer bu kabarcıklar dolaşım sisteminize karışırsa Hava Embolisi, deri altında (genellikle omuzlarda) toplanırsa Subkütan Amfizem, göğüs boşluğunuzda toplanırsa Mediastinal Amfizem ve son olarak hava kabarcıkları akciğer çeperi ile akciğer zarı arasında kalırsa buna Pönomotraks (halk dilince Ciğer Çökmesi) denir.

İlk Yardım

Dekompresyon Hastalığı‘nda (Vurgun) olduğu gibi, Akciğer Genleşme Yaralanmaları’nda da ilk yardım, kazazedeye %100 saf oksijen solutmaktır.

Unutulmamalıdır ki, sadece bu konuda eğitimli kişiler oksijen sağlamalıdır.

Tedavi

Akciğer Genleşme Yaralanması tedavisi için kazazede, zaman kaybedilmeden basınç odasına gönderilmelidir.

Yırtılan akciğer için cerrahi bir müdehale olmazken, Pönomotraks için arada kalan hava kabarcıkları şırınga ile çekilir.

Asla Nefes TutmaAsla Nefes Tutma

Tüm bunlar, yaşanmasını istemediğimiz, ama bilmemizde güvenliğimiz için faydalı olan şeyler.

Yukarıda anlatılanların hiç birini yaşamamak sizlerin elinde.

Sadece tek bir basit önlemle Akciğer Genleşme Yaralanması’ndan korunabilirsiniz: “Asla Nefes Tutmayın, Sürekli Nefes Alıp Verin.” 

* http://tr.wikipedia.org/wiki/Boyle_yasas%C4%B1

Diğer tüm önemli kurallar için Dalışın 10 Altın Kuralı makalesini okumanızı tavsiye ediyorum.

Yorumlar

  1. suat göbekli der ki:

    Murat bey: Çok beğendim bu tür bilgileri daima yayınlamanızı dilerim.. sizi uzun zamandır takip ediyorum.. Başarılarınızın devamını dilerim…Bir önerim olacak, bu tür bilgileri dalış kulüplerinde küçük üçretlerle kış sezonlarıda versebilseniz, daha iyi olur kanısındayım….iyi günler dilerim..

    • Murat Demirağ der ki:

      Sevgili Suat Bey,

      Bu güzel yorumunuz için teşekkür ederim, beni çok mutlu ettiniz.

      Bildiğiniz gibi zaten dalalim.com vasıtasıyla elimden geldiğince her seviyedeki dalgıca yardımcı olmaya çalışıyorum.

      Eğer bir dalış merkezi/okulu/kulübü böyle bir şey talep ederse tabi ki seve seve paylaşımlarımı yüz yüze yapmayı da çok isterim.

      Keyifli ve güvenli dalışlar.

  2. serap atalay der ki:

    Merhaba, yazılarınızı çok begeniyorum. 1 yıldızım var. Bu yaz 2. Yıldız eğitimimi alacağım. 1. Egitimim yetersiz geçti. Maske tahliyesinde bile iyi değilim :(

    • Murat Demirağ der ki:

      Serap merhaba,

      Yorumun için teşekkür ederim.

      Becerilerinin keskin olması dalışının güvenli ve konforlu geçmesi için çok önemli.

      Eğer becerilerinin yetersiz olduğunu düşünüyorsan bunu eğitmeninle paylaşmanı ve gerekiyorsa ekstra su çalışmaları yapmanı tavsiye ederim. Eğitmeninin bunu oldukça pozitif karşılayacağına eminim.

      Bir yıldız kursuna ait becerilerinin keskin olduğundan emin olduktan ve içine sindikten sonra iki yıldız kursuna başlamanı şiddetle öneriyorum.

      Aksi takdirde iki yıldız kursunda ister istemez bir tedirginliğin olacak ve efektif bir kurs süreci geçirmeni engelleyecektir.

      Kararı eğitmeninle beraber alırsan dalış kariyerin için en iyisi olacağını düşünüyorum.

      Güvenli dalışlar.

Fikrini söyle

*

CLOSE
CLOSE
Pin It