Dalış Tüpünün İçinde Ne Var?

Bu sabah 08:00 gibi bilgisayarımın başında kahve içiyorum. DiveWithSeaman.com ve Dalalim.com‘un istatistiklerine göz atarken günün ilk haberlerini almak için televizyonu açıyorum.

Gayet hoş ve güzel diksiyonlu bir bayan, haberleri sunmaya başlıyor.

Bugün için Dalalim.com‘da sizlerle paylaşmayı planladığım başka bir konu var aslında kafamda. Ta ki televizyonda haberleri sunan bayan şöyle bir cümle kuruncaya kadar:

“Dalgıçlar, oksijen tüplerini sırtlarına alıyor ve dalış için son hazırlıklarını yapıyorlar”

Dalış Tüpünün İçinde Ne Var?

Ne yani? Tüpün içinde oksijen yok mu?” diyorsanız haklısınız. Tüplerimizin içinde kesinlikle oksijen var.

Ancak SADECE oksijen yok.

Sportif dalış tüplerinin içinde şu anda solumakta olduğunuz “hava” var.

Havanın İçinde Ne Var?

Hava, çoğunluğu oksijen ve azottan (nitrojen) oluşan bir gaz karışımı.

Tam olarak, şu anda soluduğunuz (ve dalış tüpünün içinde yer alan) hava, aşağıdaki gazlardan oluşuyor.

Azot %78, Oksijen %21, Argon, Karbondioksit, Neon, Ozon, Helyum, Metan, Kripton, Hidrojen ve Nitro Oksit*

 
*Kuru hava değerleridir, su buharı atmosferde çeşitlilik gösterir.  
 

Özetle, sportif dalış tüplerimizin içinde sadece oksijen değil, hava bulunur. 

Saf oksijen, dalışlarda kullanılamaz, çünkü derinde zehirleyici özelliği bulunur.

Dalış Tüpünün İçindeki Havanın Farkı

Dalış tüplerindeki hava ile şu anda soluk alıp verdiğimiz hava, yapısal olarak aynı olsa da bazı farklılıkları vardır.

Yüksek Basınçlıdır

Normal bir soluk alıp verdiğinizde yarım litre hava kullanmış olursunuz.

Dakikada ortalam 15 kere soluk alıp verdiğinizi düşünürsek, bir dakikada 7,5 litre hava kullandığınızı hesaplayabiliriz.

Sportif dalışta genellikle 12 litrelik tüpler kullanılır.

Bu verilerle küçük bir hesaplama yaparsak 12 litrelik bir tüp, bize yaklaşık olarak 1,5 dakika yetecektir (1 atm/bar basınçta, yani deniz seviyesinde). Suyun altına girer, dalışa başlarsak daha yoğun soluyacağımız için bu zaman daha da azalacaktır.

Bu sebeple dalış tüpleri, “kompresör” adı verilen bir makine ile doldurulur. Kompresör, havayı sıkıştırıp tüplere basar.

Deniz seviyesinde bir insanın üzerinde 1 atm/bar basınç bulunur. Bu, atmosferin bizlere uyguladığı basınçtır.

Kompresörler, dalış tüplerinin içine ortalama 200 atm/bar basınçta hava basarlar.

Bu sayede 12 litrelik bir dalış tüpü, 2400 litrelik bir tüp haline gelmiş olur (200 atm/bar x 12 litre)

Az önce yaptığımız hesaba geri dönersek, 2400 litrelik bir tüp deniz seviyesinde bize 96 dakika yetebilecektir (2400 litre/25 litre dakikalık hava tüketimi).

Nem Yoktur

Bir dalış tüpü (özellikle çelikten yapılmış ise) için en büyük düşman, sudur. Bunun sebebi, sıvının tüp içinde korozyona, yani pasa sebebiyet vermesidir.

Bu hem tüpün ömrünü azaltacak, hem de paslı hava soluyan dalgıcı oldukça rahatsız edecek, hatta mide bulantısı ve kusma gibi bazı belirti ve semptomlara sebebiye verecektir. 

Özellikle yaz aylarında nefes alıp vermekte dahi zorlanmamıza sebep olan havadaki nem, dalış tüplerinde bulunmamalıdır.

Yüksek basınç altında daha da yoğunlaşarak dalış tüpünün dibinde sıvı olarak birikecek olan su molekülleri, hem bize hem de tüpe zarar vermeye başlayacaktır.

Bu nedenlerden dolayı kompresör tarafından tüplere basılmak üzere dışarıdan emilen hava, bazı filtrelerden geçer.

Bu filtrelerden biri, tüplere henüz ulaşmadan önce havadaki nemi süzer.

Dalış sonrasında/esnasında hissettiğiniz ağız ve ağız yolu kuruluğunun sebebi de budur.

Sportif dalışa aynı zamanda “kuru hava dalışı” denmesinin sebebi de yine budur.

Toz ve Kir Yoktur

İşte dalış yapmanın en yararlı kısmı. Dalış tüplerinin içindeki hava toz ve kirden kompresör yardımıyla arındırılır.

Bazı güzellik merkezlerinde dalış tüplerinin kullanılması, cilde iyi gelerek anti-aging uygulaması olarak görülmesinin nedeni budur.

Kompresörlerdeki filtreler havanın içindeki toz ve kiri filtre eder ve dalgıca soluması için temiz hava sağlamış olur.

Sonuç

Sabah haberlerini sunan sevgili sunucunun söylediği gibi dalış tüplerinin içinde (sadece) oksijen değil, hava bulunur.

Hava, çoğunluğu oksijen ve azottan (nitrojen) oluşan bir gaz karışımıdır.

Tüplerimize hava basan kompresörler, dalışta kullanılan havanın, şu anda soluduğumuz havadan farklı olmasını sağlar.

Dalış tüpünün içinde bulunan hava;

  1. normal havadan çok daha yüksek basınçtadır
  2. nemsizdir
  3. toz ve kirsizdir

Kanyaklar:

http://acmg.seas.harvard.edu/people/faculty/djj/book/bookchap1.html

http://www.karsiyakadh.gov.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=88:nasl-nefes-aliriz-&catid=1:blog

Yorumlar

  1. tayfun karayazı der ki:

    çok güzel bilgiler fakat yarım kalmış su altı hava tüketim hesabınıda yazsaydınız iyi olurdu.

    • Murat Demirağ der ki:

      Evet, aslında su altı hava tüketiminden de bahsetmeyi düşünmedim değil.

      Ancak bu, basınç-yoğunluk ilişkisine bağlı olduğu ve bu nedenle her derinlikte değişeceği için uzun uzun yazılması, ayrı bir başlığa sahip olması gereken bir konu.

      Yazı programımda bulunan “su altı hava tüketimi” konusunu en yakın zamanda kaleme alacağım.

      Güzel katkıların ve takibin için tekrar teşekkür ederim.

      İyi dalışlar.

  2. tayfun karayazı der ki:

    diğer sitelerde deniz seviyesi hava tüketimi 25 litre /dakika geçiyor.siz ise 7.5 litre dakika diyorsunuz arada 1/3 luk fark var hangisi doğrudur yoksa benmi yanlış okudum? selam

    • Murat Demirağ der ki:

      Merhaba Tayfun,

      Uyarın için teşekkür ederim. Evet, dakikada 25 LT’lik (ortalama) hava tüketiyoruz. Makalede bir yazım hatası olmuş ve gözden kaçmış. Hatayı düzeltip güncelledim.

      Katkın için teşekkür ederim.

  3. Selamlar Murat hocam.

    Öncelikle bilgilendirmeler için teşekkür ederim.

    Bu verilere dayanarak, bir en fazla 2 kişinin 15 lt. lik tüplerini doldurmak içini önerebileceğiniz bir kompresör var mı?

    Anlıyorum ki normal hava kompresörleri ile bu iş olmaz. Peki normal hava kompresörlerine mevzu bahis filtreler eklenebilir mi

    Kendi ABC ve dalış malzemelerimi topladım lakin, kompresör olmadan olmuyor. En basitinden tek kişinin günlük kullanımı için bir kompresör önerebilirseniz çok mutlu olurum.

    Teşekkür ederim.

    • Murat Demirağ der ki:

      Merhabalar Ali,

      Dalalim.com‘u ziyaretin ve yorumun için teşekkürler.

      Dalış tüpleri, hacmi ne kadar olursa olsun hava kompresörleri ile doldurulabilir.
      Yani 8 lt, 12 lt, 15 lt farketmeksiniz aynı kompresörle hava dolumu yapılabilir.
      Tek fark, tüpün hacmi arttıkça, dolum süresi de uzayacaktır.
      Ticari ya da kişisel, şahsen benim kompresör tavsiyem Bauer.
      Senin için Bauer Poseidon Edition PE 100‘ü tavsiye edebilirim.
      Ama yalnız dalmamak gerektğini de hatırlatmak isterim ;)

      İyi dalışlar.

  4. Ridvan der ki:

    Sadece meraktan soruyorum bir bilim kurgu filmde izlemiştim. Çok derinlere dalan dalgıçlar için sıvı oksijen kullanıyorlardı, bu sıvı cigerlere doluyor ve basınç ı daha düşük seviyede tutuyordu, biraz araştırdım pek sonuç bulamadım bu konuda bilgi verebilirmisiniz böyle birşey gerçekten varmıdır ?

    • Murat Demirağ der ki:

      Rıdvan selam,

      Yorumun için teşekkürler.

      Aslına bakarsan bu konuyu iki farklı spor dalında incelememiz gerekir. Scuba ve serbest dalış…

      Scuba yapan insanlar zaten sualtında düzenli olarak nefes alıp verdiklerinden dolayı akciğerlerinde bir basınç değişikliği neredeyse olmaz.

      Ortam basıncına sahip hava akciğerlere dolar ve boşalır. Bu nedenle scubada böyle bir sisteme ihtiyaç duyulmaz bile.

      Serbest dalışta olaylar daha da enteresan bir şekilde gelişir.

      “Memeli dalış refleksi” sayesinde, derine dalan bir serbest (tüpsüz) dalgıcın akciğerinin içine kan plazması dolar.

      Bu sayede akciğerler, yüksek basınçtan etkilenmezler. Yani akciğer çökmesi, bu sayede önlenmiş olur.

      Serbest dalıştaki fizyolojik değişimler için “Nedir Bu Serbest Dalış?” isimli yazımı okumanızı tavsiye ederim.

      Özetleyecek olursak, her iki branşla uğraşan dalgıçlar için de sıvı oksijenin akciğerlere doldurulmasına gerek yoktur.

      Yorumun için tekrar teşekkür ederim.

  5. Neden en çok azot gazı bulunur?

    • Murat Demirağ der ki:

      Merhabalar,

      Soluduğumuz havanın içinde en çok azotun (nitrojen) bulunmasının birden fazla sebebi var.

      Azot molekülü, diğer moleküllerden daha ağır. Bu da, azot moleküllerinin, atmosferin alt tabakalarında (bizim var olduğumuz yerde) birikmesi anlamına geliyor. Hidrojen ve helyum gibi gazlar, hafif oldukları için atmosferin üst katmanlarında yer alıyor.

      Diğer bir sebep de azotun inört bir gaz olması. Yani diğer kimyasallarla tepkimeye girmemesi. Dünyanın var oluşundan itibaren diğer elementler kayaların ya da sıvıların bir parçasını oluştururken azot bunu yapmadığı için atmosferimizde bolca bulunuyor.

      Bu güzel soru için teşekkür ederim.

  6. emre der ki:

    merhabalar bu tarz tüpleri normal küçük kapasiteli kompresörler ile dolum yapılması mümkün mü

    • Murat Demirağ der ki:

      Emre selam,

      Dalalim.com’u ziyaretin için teşekkürler.

      Eğer bir dalış tüpü kompresöründen bahsediyorsak, cevap evet.

      Küçük kapasiteli kompresörle dolum yapılabilir, sadece tüpün dolumu daha uzun sürer.

      Tüm dalış severler için not: Doldurulacak tüplerin hidrostatik test tarihine her zaman dikkat edelim ;)

  7. meraklı der ki:

    azot gazı daha fazla olduğu için onu kullanmak mantıklı diyorsunuz ama duyduğuma göre en çok helyum gazı kullanan bazı tüpler varmış madem ki azot daha fazla var neden helyum gazı daha fazla doldurulan tüpler var merak ettim bu soruyu cevaplarsanız sevinirim teşekkürlerrr

    • Murat Demirağ der ki:

      Selam,

      Öncelikle dalalim.com’u ziyaret ettiğin için teşekkürler.

      En çok Helyum gazı kullanan bazı tüpler” aslında trimix tüpleri.

      Trimix, karışım gazlar kullanılarak teknik dalışlar yapmayı, yüzlü, iki yüzlü, hatta üç yüzlü derinliklere inmemizi sağlıyor.

      Eğer bu tüplerde azot miktarı çok yüksek olursa, azota bağlı yaralanma ihtimali çok yüksek olacaktır (okumanı tavsiye ederim: Vurgun Nedir?)

      Çünkü bu derinliklerde azot, oldukça tehlikeli bir gazdır.

      Helyumun bir diğer özelliği, bildiğin üzere pahalı olması.

      Bu iki sebebi bir araya getirdiğimizde, sportif dalışlarda neden kuru hava (içinde yüksek oranda azot) kullanıldığı anlaşılabiliyor sanırım.

      Çünkü kuru hava, karışım gazlara göre çok daha ucuz, daha kolay ulaşılabilir, dalış teknikleri daha kolay (temel dalış eğitimi almak isteyen birine trimix anlatmak, yürümeyi öğrenmeye çalışan bir bebeğe ayda yürüme teknikleri öğretmek gibi gelir : ) ve azot, sportif dalış maksimum limiti olan 40 metrede dahi kurallara uyulduğunda güvenli.

      Eğer aklına takılan bir şey olursa bana yorumlardan, info@dalalim.com‘dan ya da Facebook’tan ulaşabilirsin.

      Keyifle dal, güvenli dal.

  8. Hüseyin der ki:

    Sadece oksijenle dolu olan tüpler kullanılsa bazı problemler ortadan kalkmazmı

    • Murat Demirağ der ki:

      Hüseyin merhaba,

      Dalalim.com’u ziyaretin için teşekkürler.

      Dalış tüpleri sadece oksijenle doldurulursa, belli bir derinlikten sonra oldukça zehirleyici hale geliyor.

      Bu nedenle saf oksijen, tüplü dalışta kullanılamıyor.

      Oksijen zehirlenmesinin çok ciddi yaralanmalara ve/veya ölüme sebeb verdiği biliniyor.

      Görüşmek üzere.

  9. Hocam merhaba,
    Saf oksijen kullanılırsa tüplerde ,belli bir derinlikten sonra zehirleyici hale geliyor demişsiniz.Bu derinlik tam olarak ne kadar ve o derinliğe ulaşana kadar ,başka bir zararlı etkisi olur mu? Teşekkürler.

    • Murat Demirağ der ki:

      Yunus selam,

      Dalalim.com’u ziyaretin ve yorumun için teşekkür ederim.

      Oksijenin kısmi basıncı 1.6 atm olduğu andan itibaren oksijen zehirlenmesi riski başlar.

      Saf oksijenle dalış yaparsak ve her 10 metrede basıncın 1 atm arttığını (yüzeyde 1 atm atmosferk basınç, 10 metrede 2 atm toplam basınç, 20 metrede 3 atm toplam basınç, …) düşünürsek, 1.6 metrede oksijen zehirlenmesi riski başlar.

      Sportif dalışta kullandığımız kuru hava ile dalış yaptığımızı düşünürsek, soluduğumuz havanın içinde %20 oksijen var. Yani yüzeyde kısmi basıncı 0,2 atm. Bu durumda, dalgıç 70 metreye (toplam basıncın 8 atm olduğu derinlik) indiği andan itibaren oksijen zehirlenmesi riski taşır.

      Zaten sportif dalışın mutlak maksimum limiti 40 metredir.

      Umarım açıklayıcı olmuştur.

      Sevgiler.

  10. Mehmet Emin SUYABATMAZ der ki:

    Merhaba Murat Bey,
    Benim bir teknem ve bir dalış takımım var. Bu takımı alma sebebim eğer çapa takılırsa ve 15 metreye kadar derinlikte ise takımı takıp dalıp çıkarmak veya pervaneye ip sarıldığında pervaneyi temizlemek için aldım. Yaş 63 dolayısı ile sportif olarak kullanmıyorum. Geçtiğimiz yaz pervaneye bir büyük naylon sarıldı. İlk defa tüpü taktım, daldım kolayca çıkardım naylonu ama geri çıkarken bir baktım nefes alamıyorum. Kendimi zor attım suyun üstüne. Tüpteki gaz bitmiş. 1 Sene önce sıfır almıştım. Galiba tüp boşmuş. Didim D Marinde doldurtmaya kalktım. Kırk dereden su getirdi. Yok tarihi geçmişmiş(halbuki 1 yılı daha vardı). Yok kontrolü yapılmalıymış. Tip biriydi, doldurmadı. İzmir’e gönderin orada dolturtun felan dedi.
    Sorularım: 1) Tüp içindeki hava kendi kendine kısa zamanda boşalır mı?
    2) 200 PS hava basan (oto aküden) bir pompam var. Onunla 5 dakika denize dalmamı sağlayacak hava bassam olur mu? Olmaz ise nem arındırma ve hava filtresi bu kompresöre ayrıca takılabilir mi?
    Teşekkürler.

    • Murat Demirağ der ki:

      Mehmet Bey merhaba,

      Dalalim.com’u ziyaretiniz ve sorunuz için öncelikle teşekkür ederim.

      Yaşadığınız tecrübe aslında çok ciddi riskler içeriyor.

      Burada kompresörden konuşmadan önce size önemli iki tavsiyem olacak.

      1- Eğer henüz almadıysanız, öncelikle mutlaka bir tüplü dalış eğitimi alın. Bu, risklerin minimize edilmesi için atılacak yegane adım.

      2- Dalışın olmazsa olmaz ekipmanından biri olan hava basıncı göstergesini mutlaka edinin. Böylece tüpünüzde yeterli hava olup olmadığını kolaylıkla görebilir, risk almazsınız.

      Son olarak, tüpünüze bir dalış merkezi/tüp dolum merkezinin güvenle hava basabilmesi için sadece 5 yılda bir yapılan hidrostatik basınç testinin değil, aynı zamanda her yıl yapılan gözle muayenenin de yapılmış olması gerekmekte. Belki ikinci kısımdan dolayı tüpünüze dolum yapılmamış olabilir.

      İkinci ihtimal ise (sorunuzda belirtmediğiniz için bilemiyorum), bir dalış sertifikasına sahip değilseniz, yetkililer bu sorumluluğu almak istemeyip, tüpünüzü doldurmaktan kaçınmış olabilirler.

      Bir dalış tüpüne hava basmanın en güvenli yöntemi, elektirikli bir hava kompresörü kullanmaktır. Bir mühendis olmadığım için net konuşmam ne kadar doğru olur bilemiyorum ama alternatif yöntemlerle de (sadece dalış için kullanılmayan kompresörlerle), doğru parametreler dahilinde (nem, toz gibi gerekli filtrasyonlar yapıldığında ve gerekli basınç sağlandığında) tüpe hava basmak teknik olarak mümkün olabilir.

      Umarım yardımcı olabilmişimdir.

      Saygılarımla.

  11. Selim ogul der ki:

    Hidrostatik test tek başına yeterli değildir tüpün içindeki havadan alınan numunenin enaz üç ayda bir hava saflik testine tabi tutulması gerekir bunu Türkiye’de pek uygulayan olmasa da riski en aza indirmek için çok önemlidir saygılar

  12. cüneyt raskılıç der ki:

    merhaba murat bey iki tüpümüz var biri 12 lt lik alüminyum diğeri ise 18 lt lik çelik. iki sinede 200 bar basıyoruz iki sinede eşit lt’de mi hava giriyor,bu böyle ise, litre farkı niye teşekürler

  13. Murat Demirağ der ki:

    Cüneyt selam,

    Tabi ki ikisine de eşit litrede hava gitmiyor.

    1 atmosfer basınçta, yani deniz seviyesinde, 12 litrelik bir tüpün içinde, 12 litre hava vardır.

    200 atmosfer basınçta, 12 litre x 200 atmosfer = 2.400 litre hava olur (12 litrelik tüpte).

    Aynı mantıkla, 18 litrelik bir tüpte ise, 18 litre x 200 atmosfer = 3.600 litre hava olur.

    Tüplerin bakımını yaptırmayı da unutma ;))

    Güvenli ve keyifli dalışların olsun.

Fikrini söyle

*

CLOSE
CLOSE
Pin It