Gerçek Bir Hikaye: Dalış Eşinin Önemi

“Buddymi, fotoğraf çekeceği için arkamda bıraktım. Bir orfozu görüntüleyebilmek için dakikalardır oradaydı. Ben ilerledim, dalış noktasının en güzel yerine, derin yarıklardan aşağı doğru süzülen ve bir uçurumu andıran burna geldim, kendimi bıraktım. Buddyme bakmak o anda aklıma geldi. Arkama baktım, gelmiyordu. Hala fotoğrafla uğraştığını ve bir kaç dakika içinde geleceğini düşündüm. 40 metrede, yalnızdım. Havamı kontrol ettim. 70 bar havam kalmıştı. Bu nedenle tek başıma yükselmeye başladım, buddymi hala görememem tedirginlik yarattı. En son onu gördüğüm yere gittim, hızla göz attım. Yoktu.

Havam daha da azaldığı için güvenlik beklememi yapmak için 5 metreye yükseldim. Artık tedirginlik yerini korkuya bırakmıştı. Korkudan titreyerek yüzeye ulaştım, BC’mi şişirdim. Kayığımıza çıktım, zorlukla. Ağlamaya başladım, onu yalnız bırakmamam gerekiyordu. 
 
İki-üç dakika sonra yüzeye ulaşan yoğun kabarcıkların sesini duyup irkildim. Evet, oradaydı! Buddym yüzeye çıkmıştı. Benim yalnız çıktığım gibi korku dolu bakışları vardı. Suya atladım. Ne yapacağımı bilemedim.

Neyseki ikimiz de iyiydik. Sadece buddymin havası çok azalmış, fotoğraf çekme heyecanından havasını kontrol etmemişti. Yüzerek acil yükselme yapmış ve tükenmişti (aşırı yorgunluk). Dalış bilgisayarı neyseki hızlı yükselme uyarısı vermemiş, havası bitmesine rağmen kontrollü çıkmıştı. Birbirimize sarıldık, ikimizin de heyecanı, korkusu geçmemişti. Ekipmanını yüzeyde çıkarmasına yardımcı oldum. Kayığa çıktım, buddymin önce ekipmanını, sonra da kendisini çektim. Motoru çalıştırdım, yol aldım. Buddym uzanıyordu. Yanına gidip sohbet ediyor, iyi olduğundan emin olmaya çalışıyordum. Bir kaç dakika sonra doğruldu, biraz su içti, neyseki biraz toparladı.

Kıyıya çıkar çıkmaz dalış elbiselerimizi çıkardık, kuru bir şeyler giydik. Hemen hastaneye gittik. Buddym için bazı tetkikler yapıldı, akciğer filmi çekildi. Şanslıydık, bir şey çıkmadı, her şey yoluna girmeye başladı. Hastanede olumsuz bir şey çıkmaması ikimizi de psikolojik olarak rahatlattı. Eve döndük, bir şeyler yedikten sonra iyiden iyiye yorulduğumuzu farkettik ve uyuduk. Güvendeydik.

O gün çok daha fazlası olabilirdi. Sadece dalış eşimi değil, eşimi kaybedebilirdim. Bir kadın olarak yaptıklarımı düşünüyorum. Normal şartlar altında kendimi bile dalış için kullandığımız fiber kayığımıza çekemiyorum. Ancak hem kendimi, hem de eşimi o kayığa çektiğimi hatırlayınca vücudumdaki adrenalini hayal edebiliyorum.”

Yukarıdaki olay, geçtiğimiz sezon yaşanmış gerçek bir hikaye. Konu bana mail yoluyla iletildi. Yaşanmış bu kötü olayın bir tecrübeye dönüşmesi, başkalarının burada anlatılan hataları yapmaması adına sizlerle paylaşmak istedim.
Buddy” dalış eşi demektir. Yalnız dalmak, yasağın ötesinde tehlikelidir. İki kişi dalındığında kolaylıkla aşılabilecek zorluklar tek başınıza olduğunuzda tatsız sonuçlar yaratabilir. Buddylik, karada başlar. Ekipman kontrol edilir, el işaretleri gözden geçirilir, ekipman kuşanmada yardımcı olunur.
Suda devam eder. Buddyler birbirine yakın ve yanyana yüzerler. Bir kaç dakikada bir göz ucuyla birbirlerine bakar, ne kadar havalarının kaldığını, iyi olup olmadıklarını sorarlar.
Beraber yükselir, yüzeyde gerekirse birbirlerine yardım ederler. Kıyıya/tekneye çıkarken dahi buddyler ayrılmamalı, düşme, çarpma gibi potansiyel durum için irtibat halinde olmalıdırlar. Ekipman çıkartılırken ve sökülürken yardım edilmelidir.

Şimdi yukarıdaki hikayedeki hatalara bakalım:

  1. “Buddym  fotoğraf çekeceği için onu arkamda bıraktım”: Bu başlı başına bir hatadır. Bir fotoğrafçıyla dalış yapmayı kabul ettiyseniz, onunla birlikte kalmalısınız. Çünkü bir obje ile uğraşan fotoğrafçı, objesini bırakıp sizinle gelemez. Ancak siz onunla kalabilirsiniz.
  2. “Hala fotoğrafla uğraştığını ve bir kaç dakika içinde geleceğini düşündüm”: Buddynizden bir süreliğine ayrılmış olsanız dahi “nasıl olsa gelir” mantığına kapılmamalı, derhal kayıp buddy prosedürüne* başlamalısınız.
  3. “Fotoğraf çekme heyecanından havasını kontrol etmemişti”: Eğer buddynin yanında durulup, havası sorulsaydı böyle bir şeye ihtiyaç kalınmayacak, yüzerek acil çıkış yapılmayacaktı.
  4. “Kayığa çıktım, buddymin önce ekipmanını, sonra da kendisini çektim”: Bu gibi durumlarda önce kazazedeyi, sonra ekipmanı kurtarmaya çalışmalısınız. Unutmayalım ki ekipmanı alıp tekneye/kıyıya koymak için arkanızı döndüğünüzde korkmuş, yorulmuş ve/veya şoka girmiş olan kazazede batmaya ya da akıntı, dalga gibi etmenlerden dolayı sürüklenmeye başlayabilir.
  5. “Kıyıya çıkar çıkmaz dalış elbiselerimizi çıkardık, kuru bir şeyler giydik”: Burada bir ekleme yapmak gerekirse, kontrollü de olsa yüzerek acil çıkış yapıldığı için basınç değişimine bağlı yaralanmaların önüne geçebilmek adına hastaneye giderken kazazedeye alkolsüz sıvılar ve Aspirin verilmesi, kanın sulandırılması tavsiye edilir.
Buddy ile dalmak, keyif almak için yapılan bu sporu güvenli ve keyifli hale getirir. Dalışlarınızı mutlaka bir dalış eşiyle (buddyle) yapmanızı, eğer mümküğnse de en az sizinle benzer tecrübe ve eğitimde olmasını tavsiye ediyorum.
Unutmayın, “buddy, dalışın emniyet kemeridir
*Buddynizi kaybettiğinizi farkettiğinizde en fazla bir dakika boyunca onu aramalı, 
bulamadığınızda güvenli bir şekilde yüzeye çıkmalısınız. (Normal şartlar altında) Buddyniz de aynı şeyi yapacağını bildiği 
için ya sizi yüzeyde bekliyor ya da yüzeye çıkıyor olacaktır.

Fikrini söyle

*

CLOSE
CLOSE
Pin It