Küllerinden Doğacaklar: Bu Hafta Çok İşimiz Var

Haftasonu kötü bir haber aldım. İrkildim.

Sosyal medyadan edindiğim ilk bilgi, Saros İbrice Limanı‘nda çıkan bir yangından ibaretti.

Bir kaç hafta önce SSI bölge toplantısında, Edirne-Keşan’dan eğitmen arkadaşlarla tanışmıştım. İbrice limanındalardı.

Biraz daha araştırdım, korktuğum başıma geldi.

Ben bu araştırmayı yaparken Serhat Zorlu, bana bu haberi doğrulayan bir mail attı.

Saros İbrice Limanı’nda Yangın

22 Kasım cuma gece yarısı başlayan yangının sonucunda Saros Körfezi, İbrice Limanı’nda üç dalış merkezi yanarak kül olmuştu…

Henüz kesin bilgiye ulaşılmış olunmasa da yangının elektrik kontağının şase yapmış olmasından kaynaklanmış olabileceği düşünülüyor.

Sabaha karşı çıkan yangın, Mavi Ege Dalış Merkezi‘nin deposunda başlıyor, sonrasında İbrice Dalış Merkezi ve Argos Dalış Merkezi‘ne sıçrıyor.

Kimi kaynaklar limandaki bir kahvehanede bulunan birinin, kimi de bölgedeki balıkçıların itfaiye ekiplerine haber verdiğini belirtiyor.

Bir saatlik çalışmanın ardından, alevler sıradaki Yalçın Dalış Merkezi‘ne ulaşmadan durduruluyor.

Üç dalış merkezinin de durumu aynı: Kullanılabilecek tek bir ekipman bile yok…

Yaklaşık olarak üç dalış merkenin zararı 200 000 tl.

Dalış Merkezlerine Yardım Kampanyası

Sualtı Gazetesi’nde bir yazı yayınlanıyor, yazarı Meltem Kartal Taşdelen.

Taşdelen, Marmara Sualtı Merkezi‘nin kurucusu ve aynı zamanda eğitmeni. Sualtı Gazetesi‘ndeki yazısında şu sözlere yer veriyor:

“Bizler sezonluk çalışan insanlarız ve herkesin tahmin ettiğinin aksine büyük paralar kazanmıyoruz. Kendi kendimizi ancak çevirebiliyoruz belkide. Bu yüzden aynı şekilde bir dalış merkezini sil baştan kurmak çok ciddi zaman ve maliyet gerektirir.”

Kendisiyle yaptığım röportajda Meltem Kartal Taşdelen oldukça duyarlı ancak bir o kadar da üzgündü.

İbrice limanındaki yangında yerle bir olan üç dalış merkezinin sahibi ve çalışanları çok mağdur oldu.” diyor.

Sezon zaten çok kısa, yazın kazanılan para çoğu zaman kışın dalış merkezlerinin çevrilmesine dahi yetmiyor, sırf bu yüzden istediğimiz uzmanlıkların eğitimini alamadığımız oldu.

Ahmet (Ahmet Uz, İbrice Dalış Merkezi) 9 yıl çalıştı, uğraştı ve bu dalış merkezini anca kurabildi. Yılların birikimi vardı, bir gecede yok oldu. Dalışa gittikleri bot arızalanmıştı ve bu nedenle onu da depoya kaldırmışlardı, o da yandı.” diyen Meltem Kartal Taşdelen, sualtı camiasına güveniyor.

“Daha önce de böyle durumlar yaşadık. Sualtı camiası ilginçtir; Ne kadar birbirinden uzak görünseler de dalış merkezleri böyle durumlarda birbirine yardımını esirgemez” diye ekliyor.

Yine Taşdemir’den aldığım bilgiye göre yanan yerler baraka olduğundan dolayı kira sözleşmesi yokmuş ve sözleşme olmayınca da sigorta yapılamıyormuş.

Keşan Güncel Haber’in Youtube kanalında yayınlanan yangın sonrası görüntüler

 

Bu dalış merkezlerine yardım edilmesi amacıyla bir kapmanya düzenlenmiş.

İsteyen maddi yardım, isteyen de ekipman yardımı yapabiliyor. 3 dalış merkezi için ortak bir hesap oluşturulacak.

Olay haftasonu olduğu için hesap henüz açılamamış (haberi size yazdığım anlarda halen hesap numarası belli değildi). Belli olduğunda sizlere Facebook sayfamızdan hesap bilgilerini paylaşacağım.

Özellikle dalış merkezlerinden beklenen asıl yardım ekipman yardımı.

Bir tüp, bir elbise, bir maske, bir BC.

Öyle sıfır, gıcır gıcır olacak değil elbette.

Dalış merkezleri için bir maske, regülatör ya da tüp olağanüstü bir şey ifade etmese de bu dalış merkezleri için şu anda hayati önem taşıyor.

Önümüzdeki sezon başlangıcına kadar Türkiye’deki tüm dalış merkezleri el ele verip bu üç dalış merkezini desteklerse önemli adımı atmış oluruz. Sonrasında sezonda ve sezon sonrasında bu dalış merkezleri zaten geri kalan eksiklerini tamamlayabilecektir.

Göndermek istediğiniz ekipmanları aşağıdaki isim ve adrese gönderebilirsiniz:

Meltem Kartal Taşdelen

Mimar Sinan Mahallesi

Atlas Çıkmazı

Belediye Çarşısı

No: 5/6/7

Üsküdar/İstanbul

Detaylar için Meltem Kartal Taşdelen’e Facebook üzerinden ulaşabilirsiniz.

Çok üzücü olan bu durum, ancak yardımlaşma ile aşılabilir.

Ben, Türkiye dalış camiasının duyarlılığına inanıyorum.

Daha şimdiden, SSI Türkiye Bölge Müdürü Barış Güntekin‘in, Facebook’ta ilgili dalış merkezlerinden 2014 yılı için aidat alınmayacağını ve yine aynı dalış merkezlerinin 2014’te keseceği sertifikaların da ücretlendirilmeyeceğini bildirmesi bunu doğruluyor.

İbrice Dalış Merkezi, Argos Dalış Merkezi ve Mavi Ege Dalış Merkezi’ne büyük geçmiş olsun.

Böyle tatsız olayların yaşanmaması dileğiyle.

Kaynaklar: 

http://www.haberler.com/dalis-okullarina-ait-3-malzeme-deposu-yanarak-kul-5342797-haberi/

http://www.aktueldeniz.com/gundem/edirne_ibrice_limani–nda_yangin_hasara_yol_acti

Derya Can’dan İki Dünya Rekoru

Türkiye su altı milli takımından Derya Can, aynı hafta içinde iki ayrı dünya rekoruna imzasını attı. “İp destekli paletsiz sabit ağırlık” ve “değişken ağırlık ip destekli paletsiz derin dalış” branşlarında lider konuma gelen Derya Can, dalışlarını Antalya’nın Kaş ilçesinde, Çukurbağ Yarımadası, Hidayet Koyu’nda gerçekleştirdi. 
 

Foto: http://www.skyturk360.com/

Geçtiğimiz hafta perşembe günü “değişken ağırlık ip destekli paletsiz derin dalış” disiplininde 71 metreye dalarak dünya rekoru kıran Orta Doğu Teknik Üniversitesi Sualtı Sporları Kulübü üyesi Derya Can, bugün de “ip destekli paletsiz sabit ağırlık” kategorisinde yine 71 metrelik dalışıyla dünya rekoruna ulaştı. Bu rekor, daha önce 61 metreyle yine bir Türk sporcu olan Şahika Ercümen’e aitti.

Dalışını dün yapması planlanan Derya Can, hava muhalefeti nedeniyle dalışını bugüne ertelemişti. Bugün sabah saatlerinde yapılan dünya dalışı denemesinde başarıya ulaşan Can’ın 71 metreye inmesi 1 dakika 12 saniye, yüzeye çıkışı ise 1 dakika 19 saniyede tamamlandı. Toplam dip zamanı 2 dakika 31 saniye süren dalıştan sonra Derya Can sevincini yüzeyde Türk bayrağı açarak gösterdi.

cnnturk.com‘da Derya Can’ın rekorla ilgili aşağıdaki mesajı yayınlandı:

İlk rekorumun ardından bir dünya rekoru daha kırdım, bundan dolayı çok mutluyum. Benim için hem sabahın erken saatleri olması hem de yaşadığımızolumsuzluklar nedeniyle biraz zor oldu ancak arkadaşlarımın desteğiyle bunu başardım ve 71 metreye daldım. Bu rekor, Türkiye’nin tanıtımına yapacağı katkı açısından benim için çok önemli. Bundan dolayı rekorun Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından kullanılmasını arzu ediyorum

Kaliforniya’nın İkinci Devi: Bering Denizi Gagalı Balinası

Geçtiğimiz hafta karaya çıkartılan dev Kağıt Balığının ardından salı gecesi yine Kaliforniya’da (Venice Beach) doğada çok ender rastlanan Bering Denizi Gagalı Balinası (Sabre-Toothed Whale – Mesoplodon stejnegeri) karaya vurdu. Vücudundaki yaraların muhtemel köpekbalığı saldırılarından kaynaklandığı düşünülüyor. Ancak bu, ölüm sebebinin köpek balıkları olduğu sonucunu doğrumuyor, çünkü köpekbalıkları doğal leş yiyiciler olarak biliniyor.

Kaynak: Heal the Bay FaceBook Sayfası

Kar amacı gütmeyen Heal the Bay (Körfezi İyileştir) isimli organizasyonun FaceBook sayfasındaki açıklamaya göre “Bering Denizi Gagalı Balinası Alaska gibi soğuk kuzey denizlerinde yaşıyor“. Heal the Bay, “bulunması çok nadir olan bu türün neredeyse hiç canlı görülmediğini söylüyor

Dünyamızı saran global ısınma ve aşırı avlanma, uygun ortamını bulamayan ve beslenemeyen canlıların göç etmesine ve daha önce görülmemiş olan yerlerde farklı türlerin gözlenmesine sebebiyet veriyor.

5.5 Metre Uzunluğundaki Balık Ölü Bulundu

Source: dunya.milliyet.com.tr/

Kaliforniya eyaletindeki Santa Katalina Adası sahilinde yürüyüş yapan bir aile, açıklarda yüzeyde yüzen yassı bir balık gördüler. 16 kişinin yardımıyla kıyıya taşınabilen bu balık bir müreni andırıyor olsa da aslında bir “Dev Kağıt Balığı” (Giant Oarfish – Regalecus glesne). Kağıt Balığı alt türlerinin en uzunu olan Dev Kağıt Balıkları, Regalecidae ailesine mensup. Dünyanın en uzun kemikli balığı rekorunu elinde tutan Dev Kağıt Balığı, ölmek üzere ya da hastayken yüzeye çıkıyor, aslında bir derin su balığı. Aşağıdaki video bir kağıt balığının canlı olarak ilk görüntüsü. [Devamını oku…]

Yasemin Dalkılıç’tan Belgesel Müjdesi

Kaynak: www.enerjinidogrukullan.net

Yasemin Dalkılıç, özellikle doksanlı yılların sonu ve ikibinli yılların başında yediden yetmişe bir çok kişiye su altını sevdiren bir isim. O, bir döneme dalışın sadece ekipmanla (scuba) yapılmadığını, suyun altında kalınan sürenin değil, ondan alınan hazzın önemli olduğunu aşılayan bir önder. Türkiye’de bugün serbest dalışta geldiğimiz noktada Yasemin Dalkılıç’ın çok büyük rolünün olduğu açık. [Devamını oku…]

CLOSE
CLOSE
Pin It