Kuşadası’nda Yeni Keşfedilen Uçak Batığı

Kuşadası’nda yaklaşık 30 metrede dalış yapıldığı sırada rastlanan uçak batığı, dalgıçlar için yeni bir batık dalışı noktası, sualtı fotoğrafçıları için ise oldukça güzel bir kompozisyon oluşturmuş oldu. 

Kuşadası Uçak Batığı

Foto: cnnturk.com

Aydın’ın Kuşadası ilçesi, Dilek Yarımadası’nda keyif dalışları yapılırken, dalış eğitmeni Cüneyt Çakın, bir karartı gördü. 

Bu karartıya yaklaştığında bunun tek pervaneli bir uçak batığına ait olduğunu farketti. 

30 metre derinlikte yatan bu uçak batığı, yaklaşık 30 yıldır keşfedilmeyi bekliyordu. 

Bölgede bulunan ve yıllardır hem Türk, hem de yabancı turistlere hizmet veren Active Blue Dalış Merkezi’nin sahibi ve dalış eğitmeni Tağmaç Saraçoğlu, “böyle bir uçağın motor arızası sebebiyle denize çakıldığını, pilotların sağ olarak kurtarıldığını, ancak uçağın tam olarak nereye battığının bilinmemesi sebebiyle, bu batığın 30 yılı aşkın süredir gizemini koruduğunu” söyledi. 

Dalışta İlk ve Son 10 Metrenin Önemi

Tüplü dalış yaptığımızı kimle paylaşsak, üç aşağı beş yukarı aynı sorulara maruz kaldığımızı tahmin ediyorum. 

“Ben 3 metreye dalsam bile kulağım acıyor, siz nasıl onlarca metreye dalabiliyorsunuz?” 

Kaç metreye dalıyorsunuz?” 

Bir tüp ne kadar yetiyor?” 

Dalışta İlk ve Son 10 Metrenin ÖnemiSize de bu soruların sorulduğunu biliyorum. 

Şu anda ekrana bakarken bir taraftan gülümsüyorsunuz, çünkü tanıdık geliyor

Dikkat ederseniz, tüm bu sorular aslında derinlikle, insanoğlunun derine karşı duyduğu ilgi ve merakla alakalı. 

Daha derin, daha güzel, daha gizemli… 

Ama derinlik arttıkça, daha riskli olduğunu düşünüyorlar. 

Bu, tabi ki doğru. 

Azot narkozu, dekompresyon, kulak eşitleme… 

Derinlerden bahsederken bunlar akla geliyor haliyle.  [Devamını oku…]

Dalıcı Mı Yoksa Dalgıç Mı?

Son zamanlarda dikkatimi çeken ve dalışa yeni başlayan arkadaşlara yanlış öğretilmesi sebebiyle hızla yayılan bir hata var.

Dalış Yapan İnsanlara Ne Denir?Dalış yapan insanlara ne deniyor?

-Dalıcı?

-Dalgıç? 

Sizce hangisi? 

Yıllardır, özel donanımla (scuba) sualtında gezen insanlara “dalgıç” deniyordu. 

Ta ki Türkiye Sualtı Sporlar Federasyonu bir gün “dalıcı” sıfatını bazı belgelerinde yayınlayana kadar. 

Dikkat ederseniz, “sıfat” dedim. 

Çünkü “dalıcı” bir sıfattır. Dalış yapma yeteneğine sahip hayvan demektir.  [Devamını oku…]

Neden Bir Su Pınarı Kullanmalısınız?

Buzdolabını açtığınızda dışı buğulanmış pet su şişeleri görmek istemiyorsanız, içtiğiniz suyun sıcaklığını kontrol edebilmek ve hem hijyenik, hem de pratik bir şekilde su içmek istiyorsanız, bir su pınarı kullanmanın zamanı gelmiş demektir. Sanılanın aksine, su pınarları ofislere özgü cihazlar değiller. Evde de rahatlıkla kullanılabiliyorlar, aynı benim yaptığım gibi. Plastik bir pompaya basarak su doldurmaktan sıkıldıysanız ve o plastik pompaların kanserojen maddeler içerdiğini biliyorsanız, sizin de su sebili kullanmanız gerekiyor. Pratik, hijyenik, sağlıklı ve lezzetli: Suyunuz tüm bu özellikleri taşımalı.

Ne yazık ki, piyasadaki su sebillerinin çoğunun üretim kalitesi son derece düşük. Çoğu, maliyeti düşürmek için plastik hazneler ve bölmeler kullanıyor. Bu tarz su sebillerinden uzak durun, zira damacana sulara kıyasla hiçbir faydaları bulunmuyor. Hatta daha sağlıksız oldukları bile söylenebilir, zira plastik bölmeler kısa süre içinde kireç tutup suyun lezzetini değiştiriyor. Yeni su sebili mevzuatına uygun, paslanmaz çelikten imal edilmiş hazne ve bölmelere sahip sebiller tercih etmelisiniz: Uğur Soğutma tarafından üretilen USP 20 D, tüm bu özellikleri taşıyor. 

                                                        
Tek avantajı bu değil elbette, USP 20 D üç musluğa sahip. Bu durum zannettiğinizden daha önemli, zira sıcak ve soğuk su musluklarına ek olarak normal su musluğu bulundurması, hava sıcaklığı uygunsa suyu doğal sıcaklığında içmenizi sağlıyor. Sıcak/soğuk musluklarla oynayarak ideal su sıcaklığını yakalamaya çalışan (ve başaramayan) herkes, bu özelliği takdir edecektir. Soğuk su bölmesi saatte 5 litre, sıcak su bölmesi ise saatte 2 litre su kapasitesine sahip, yani en kalabalık ailelerin (veya ofislerin) bile ihtiyacını rahatlıkla karşılayabiliyor. Suyu 5 dereceye kadar soğutabilen, 85 dereceye kadar da ısıtabilen USP 20 D, tüm standart damacanalar ile uyumlu. Alt kısmında da kapalı bir muhafaza alanı bulunuyor: Benim yaptığım gibi, yedek damacanayı burada depolayabilirsiniz. Yaklaşık bir aydan beri kullandığım USP 20 D, tüm beklentilerini karşıladı ve uygun bir fiyata son derece kaliteli bir su sebili sahibi olmamı sağladı. Gönül rahatlığı ile tavsiye ettiğim bu modeli https://satis.ugur.com.tr/item/usp-20-d/100017 adresinden peşin fiyatına 12 taksitle satın alabilirsiniz. 

                                             

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Denizanası Çarpmasına Ne İyi Gelir?

Her yıl dünya genelinde binlerce, hatta yüzbinlerce insan, özellikle yaz aylarında plajlara koştuklarında, denizde bulunan tek canlının kendisi olduğunu düşünüyor. Ancak durum böyle değil. Tam tersi, deniz canlılarının habitatına bizler girmiş oluyoruz. Yani, denize girerken aslında yalnız değiliz. 

Ülkemizde, deniz canlıları kaynaklı kazaları mercek altına aldığımızda, neyse ki köpekbalığı saldırısı gibi büyük çaplı ve insan hayatını tehdit eden vakaların görülmediğini fark ediyoruz. 

Türkiye’de deniz canlısı kazası raporlarında birinci sırada denizanası çarpması geliyor. 

Bu nedenle de yaz aylarında arama motorlarında en çok gerçekleştirilen arama öbeği “denizanası çarpmasına ne iyi gelir?” oluyor. 

Uzatmadan konuya gireyim. 

Image courtesy of MrWildLife at FreeDigitalPhotos.net

Öncelikle denizanalarının onlarca türü olduğunu bilmenizi isterim. İnanılan efsanenin aksine, denizanaları okyanus ve denizlerde dolaşıp insan bulup anında indirme planları yapan süper IQ’ya sahip caniler değiller. 

Onu bırakın, bu hayvanların beyni bile yok. Bunun yerine suda serbest yüzüyorlar. Yani “dalga nereyeeee, ben oraya” diyorlar. 

Enteresan görüntüye ve renge sahip olabiliyorlar, bu da balıkları çekiyor ve bumm! Dokunaçlarına yakalanıyorlar. Sonra zehirlenip ölüyor zavallılar ve denizanası da bu balıkçıkları bir güzel mideye indiriyor. 

Mekanizma basitçe bu. 

Peki insan için ölümcül müdür denizanası? Bazıları… 

Dedik ya onlarca türü var diye… Biri de Kutu Denizanası (Chironex Fleckeri) mesela. Bu arkadaş Avustralya’da yaşıyor ve bir insanı rahatça öldürebilecek zehre sahip. Bu zehir, direkt olarak kalbe etki ediyor ve çok büyük ihtimalle kalp krizinden ölüyorsunuz, hem de hastaneye yetişemeden. Birkaç dakika içinde.  [Devamını oku…]

2017 Yazında Yapılması Gereken 5 Dalış

Kış bitti, bahar geldi, izinleri ayarlayalım, nereye gidelim, uçak mı, otobüs mü, sıcak mı, serin mi derken zaman çabucak geçti ve yepyeni bir yaz önümüzde bizi bekliyor. Bir dalgıç olarak henüz sıcak yaz günleri için bir dalış takvimi oluşturmadıysanız, Dalalim.com olarak size bir kaç tavsiyemiz var. Bu tavsiyeler, birebir olarak denenmiş ve maksimum seviyede keyif alınmış dalış noktaları ve dalış merkezleri baz alınarak sizler için oluşturuldu.

Eğer siz de 2017 yılının yaz aylarını fırsat bulduğunuz zamanlarda dalış yaparak geçirmek istiyorsanız, aşağıdaki listeye mutlaka göz atın. 

İşte 2017 yazında muhakkak yapılması gereken 5 dalış…  [Devamını oku…]

Buzlar Kraliçesi: Derya Can

Derya Can, 24 Şubat 2017’de yeni bir dünya rekoruna imza attı. 

Avusturya’da, hava sıcaklığının 4°C, su sıcaklığının ise 1°C olduğu zorlu koşullarda palet atan milli dalgıcımız Derya Can, dünya rekorunu kırarak Türkiye’ye haklı bir gurur daha yaşattı. 

Her iki tarafı yüksek dağlarla çevrili olduğu için yılın bu zamanlarında yüzeyi 35 cm kalınlığında buz ile kaplı olan Weissensee isimli göle serbest dalış yapan Derya Can’ın bu rekor denemesini CNN TÜRK, internet sitesi üzerinden canlı yayınladı.    [Devamını oku…]

Şahika Ercümen Kimdir?

Şahika Ercümen, Çanakkale’’de dünyaya geldi. Şahika, Çanakkale’’de doğduğu için çok şanslı olmalıydı. Çünkü Şahika’nın Çanakkale’de yaşaması, onun hayatını değiştirecek, ona rekorlar kırdıracak ve onu çok önemli bir hastalıktan kurtaracak olan sualtı dalış sporununa başlamasına olanak sağladı.

 

Şahika Ercümen kimdir” sorusu, özellikle son yıllarda genç serbest dalgıçlar ve bu spora başlamak isteyenlerin internette en çok arama yaptığı sorgular arasında yer alıyor. Bunun sebebi, Şahika Ercümen’in serbest dalış konusunda kendisini ispat etmiş bir rol model olması. Ancak “Şahika Ercümen kimdir” sorusunun tek yanıtı bu değil.

İşte bilmediğiniz yönleriyle Şahika Ercümen. [Devamını oku…]

Van Gölü’nde Batık Rus Gemisi Bulundu

Bir yılı aşkın süredir Van Gölü’nün derinliklerinde hummalı bir çalışma vardı ve bu çalışma sonunda amacına ulaştı. 

Van Gölü’nün derinliklerinde, 1915 yılında Ruslar tarafından tasarlanıp, üretilmiş olan Rus Şilebinin, yük ve askeri mühimmat taşımacılığında kullanıldığı belirlendi.

Foto: hurriyet.com.tr

Hürriyet Gazetesi’nin 12 Ocak tarihli haberine göre, tüm sualtı camiasının yakından tanıdığı Sualtı Görüntü Yönetmeni Tahsin Ceylan, VANSAD (Van Gölü Sualtı Araştırmaları Derneği) Başkanı Sn. Mustafa Akkuş ve altı kişilik ekip ile gerçekleştirilen bu çalışma sonucunda, Bitlis’in Reşadiye bölgesi, Çanakdüzü mevkisinde, 40 metrelik Rus yapımı batık, yıllar sonra tekrar insanların karşısına çıktı.  [Devamını oku…]

YOLO Dünyası için Geri Sayım Başladı!

haydar-colakoglu-yolo-uygulama

Ulaşımda En Pratik Yol O!  sloganı ile yola çıkan ve Uber’in karşılaştığı en güçlü rakip olan girişim YOLO için geri sayım başladı. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de yoğun ilgi gören şehir içi, konfor ve kaliteyi birleştiren yolculuklar sağlayan platformlara bir yenisi daha ekleniyor. Kısa süre içinde hayatımızda farklı bir yer edinmeyi hedefleyen girişimin adı YOLO.

YOLO, şehir içinde lüks segment araçlar ile şehir içi VIP taşımacılık hizmeti veren ve sektöre çok iddialı girerek diğer rakiplerine nazaran çok farklı iş modeli ve kazanç vaat eden bir mobil uygulama. Dünyada Uber modeli olarak bilinen mobil uygulamanın Türkiye versiyonu olarak planlanmış olan YOLO, uzun süren Ar-Ge çalışmaları sonucunda ortaya çıkmış.

YOLO’yu dünyadaki benzerlerinden farklı kılan en önemli özellik TR’de hukuksal altyapısının sağlamlığı ve farklı kazanç modelleri. YOLO, hem kullanıcılara, hem de iş ortaklarına sağladığı yeni nesil bir iş modeli ile kısa sürede yola çıkıyor.

haydar-colakoglu

YOLO, TEB Holding ve Çolakoğlu Grup Yönetim Kurulu Üyesi Haydar ÇOLAKOĞLU başkanlığındaki güçlü yatırımcı ve yönetim kadrosu ile de dikkat çekiyor. Yönetim kademesindeki 12 kişilik tecrübeli ekibin, 1 yıl süren çalışmaları sonucu ortaya çıkardıkları YOLO, şehir hayatına yeni bir soluk getirmeyi planlıyor. 

haydar-colakoglu-teb-genel-mudur

haydar-colakoglu-teb

haydar-colakoglu-teb-genel-mudur

Ulaşımdaki zorlukları keyif ve konfor ile çok uygun koşullarda sunmayı hedefleyen ekip adına konuşan YOLO Yönetim Kurulu Başkanı Haydar ÇOLAKOĞLU şunları söyledi;

“Günümüzde temel ihtiyaçlarımızdan biri olan şehir içi konforlu seyahatin hızlı, güvenli ve ucuz olarak sağlanabilmesi başlangıç noktamızdı. Bununla birlikte, kayıt dışı kalan birçok seyahatin kayıt altına alınarak vergilendirilmesi, sektörde hukuksal altyapının sağlamlaştırılması yeni düzende yeni normallere alışan bizler için çok önemli. İşlerimize teknolojiyi en verimli şekilde entegre etmek hem kullanıcılarımıza hem de iş ortaklarımıza yüksek kazanç sağlayacaktır.

YOLO yüzde yüz yerli yapım bir uygulamadır. Amaçlarımızdan biriside bu iş modelini hızlı bir şekilde ülke dışında da kullanılan bir marka yapmaktır. YOLO’nun temel felsefesi bundan ibarettir. 

Kendi kurucularımızın sağladıkları desteklerin yanında, henüz başlangıç aşamasında iken Los Angeles merkezli bir yatırım şirketinden 16 milyon dolar değerleme ile bir kısım yatırım aldık. Kendileri ile yaptığımız çalışmalar sonucunda da “you only live once” baş harflerinden oluşan YOLO isminde karar kıldık. Bunun yanısıra Los Angeles, San Francisco, Londra ve Zürih merkezli yatırımcı grupları ile de görüşmelerimiz devam etmekte. Bu güç birliği platformu ile hem UBER gibi bir dünya devine rakip olacak, hem de Türkiye’den bir dünya markası çıkartabilmek için çalışacağız.

haydar-colakoglu-yolo-turkiye

Başlangıç gününde 300’ün üzerinde araç ile hizmet verecek olan YOLO ile kullanıcılar, tek tuş ile araç çağırabilecek, ulaşım ücretlerini kredi kartları ile ödeyebilecekler. Araçta unuttukları herhangi bir eşyanın güvende olduğunu bilecekler. Yıl sonu hedefimizde 1000’i aşkın araçla hizmet vermek var.

Bu uygulamaların yanısıra yolcularımızı çok özel kampanyalardan da faydalandıracağız. Farklılıklarımız, ilk günden bu ayrıcalıklar ile görülecek. Kasim ayında acilacak beta surumu ile İstanbul`un bazi seckin mekanlarinda yapilacak test surusleri ile hizmete baslayacak olan uygulama üzerinden özellikle tanıtım günlerimizde kayıt yaptıran yolcularımıza 15 Aralık – 4 Ocak tarihleri arasında ücretsiz ulaşım hakları, çeşitli promosyonlar sağlayacağız. Açılışa özel bu kampanya gibi birçok büyük kurumdan da kampanya desteği alan YOLO ile yolculuklarınızın standartları değişecek. YOLO’yu hepinize tavsiye ediyorum. YOLO dünyasına hoş geldiniz.”

GooglePlay ve AppStore dan indireceğiniz uygulama sayesinde YOLO dünyasında siz de yerinizi alın. Detaylı bilgi ve iletişim için www.yolo.com.tr adresinden YOLO’ ya ulaşabilir @yolo_turkiye Instagram adresinden de takip edebilirsiniz.

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

CLOSE
CLOSE
Pin It