Güvenilir Marka Uğur Soğutma

Bir markanın güvenilir olduğunu nasıl anlarsınız? Elbette bağımsız ve saygın test kuruluşlarının raporlarını takip ederek. Reklamlar ve promosyonlara aldanmayın, bir markanın ne kadar güvenilir olduğu ve müşteri memnuniyetini ne denli önemsediği, ancak sahip olduğu sertifikalar sayesinde anlaşılabiliyor. Bu bakımdan, Almanya merkezli GC Mark, Avrupa’nın en saygın denetleme ve sertifikalandırma firmalarından biri sayılıyor. Firmaların hammadde işlemesinden üretimine, paketlemesinden satışa sunulmasına dek pek çok farklı unsurunu uluslararası standartlara göre denetleyip değerlendiren bağımsız bir kuruluş olan GC Mark, dünyanın en saygın ve prestijli sertifikalarını veriyor. GC Mark sertifikasına sahip olan bir şirketin ISO 9001, IS0 10001, 2, 3, 4 standartlarına uygun üretim ve kalite kontrolü yaptığına, sürekli olarak gelişime açık bir üretim ve yönetim yapısına sahip olduğuna emin olabilirsiniz.

Dünyada sayılı şirketin sahip olduğu GC Mark Verified Customer Satisfaction (Kanıtlanmış Müşteri Memnuniyeti) sertifikasına sahip olan tek Türk şirketi, hâlihazırda sektörde 60 yılı aşkın bir deneyime sahip olan Uğur Soğutma. Müşteri memnuniyetine verdiği önemi Avrupa’nın en büyük bağımsız denetim kuruluşlarından biri olan GC Mark Verified Curstomer Satisfaction denetimini başarıyla tamamlayarak elde ettiği sertifikayla global düzeyde ispat eden Uğur Soğutma, böylelikle ürünlerinin kalitesi kadar tüketici deneyimine verdiği önemi de bir kez daha göstermiş oluyor. İki yıl boyunca Türkiye’de aynı sektördeki başka hiçbir markanın alamayacağı bu sertifika, Uğur Soğutma’nın müşterilerine vermiş olduğu değer ve önemi mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Uğur Soğutma, ürünlerinde GC Mark sertifikası amblemini kullanma hakkını da elde etmiş oluyor.

Diğer bir deyişle, Uğur Soğutma ürünlerinin kalitesi, global düzeyde bir kez daha tasdik edilmiş oluyor. Uğur Soğutma’nın çevrimiçi mağazasından ve bayilerinden satın aldığınız ürünlerden memnun kalacağınıza emin olabilirsiniz: Hem Uğur Soğutma, hem de GC Mark bunu garanti ediyor!

Bir boomads advertorial içeriğidir.

GoPro Hero 6 İnceleme

2017 yılının sonlarına yaklaşırken, GoPro Sony’nin yaptığı atağa karşılık olarak GoPro Hero 6’yı piyasaya sürdü. 

GoPro’nun yeni üyesi, abisi GoPro Hero 5’e göre oldukça önemli yeni özelliklerle karşımıza çıktı.

GoPro Hero 6 teknik özelliklerine, GoPro Hero 5 ile farklarıne ve göze çarpan yeniliklerine bir göz atalım. 

GoPro Hero 6 Öne Çıkan Özellikleri

  • 4K @ 60 fps video çekimi 
  • 12 MP fotoğraf çekimi
  • 10 metreye kadar sualtı çekimi
  • Ses ile kontrol edebilme
  • GP1 işlemci
  • Zoom yapılabilen arka ekran

[Devamını oku…]

Van Gölü’nde Neler Oluyor?

Van Gölü, son bir kaç yıldır dalış turizmi açısından önemli bir nokta haline geldi. 

Şahika Ercümen, endemik (dünya üzerinde sadece belirli bir bölgede yaşayan) bir tür olan İnci Kefali‘ne (Chalcalburnus tarichi) dikkat çekebilmek adına, 2013 yılında değişken ağırlıklı paletsiz kategorisinde, 61 metre ile serbest dalış tatlı su dünya rekorunu kırmak için Van Gölü’nde dalış yapmış ve bu hedefine de ulaşmıştı. 

Foto: milliyet.com.tr

Burada amaç,  dünya üzerinde sadece Van Gölü’nde yaşayan İnci Kefali’ni hem Türkiye’ye, hem de dünyaya tanıtmaktı. Bana kalırsa başarılı da olundu, bu konu uzun süre Trend Topic olarak kaldı, Türkiye ve dünyadan bir çok yerli ve yabancı turist bölgeye akın etti. (İnci Kefali hakkında daha fazla bilgili için: İnci Kefali)

Aynı zamanda Şahika, TRT için bir belgesel sundu. 

Yine Van’da, Van Gölü’ndeki İnci Kefali’nin göçü esnasında gerçekleştirilen festivalde…  [Devamını oku…]

Kuşadası’nda Yeni Keşfedilen Uçak Batığı

Kuşadası’nda yaklaşık 30 metrede dalış yapıldığı sırada rastlanan uçak batığı, dalgıçlar için yeni bir batık dalışı noktası, sualtı fotoğrafçıları için ise oldukça güzel bir kompozisyon oluşturmuş oldu. 

Kuşadası Uçak Batığı

Foto: cnnturk.com

Aydın’ın Kuşadası ilçesi, Dilek Yarımadası’nda keyif dalışları yapılırken, dalış eğitmeni Cüneyt Çakın, bir karartı gördü. 

Bu karartıya yaklaştığında bunun tek pervaneli bir uçak batığına ait olduğunu farketti. 

30 metre derinlikte yatan bu uçak batığı, yaklaşık 30 yıldır keşfedilmeyi bekliyordu. 

Bölgede bulunan ve yıllardır hem Türk, hem de yabancı turistlere hizmet veren Active Blue Dalış Merkezi’nin sahibi ve dalış eğitmeni Tağmaç Saraçoğlu, “böyle bir uçağın motor arızası sebebiyle denize çakıldığını, pilotların sağ olarak kurtarıldığını, ancak uçağın tam olarak nereye battığının bilinmemesi sebebiyle, bu batığın 30 yılı aşkın süredir gizemini koruduğunu” söyledi. 

Dalışta İlk ve Son 10 Metrenin Önemi

Tüplü dalış yaptığımızı kimle paylaşsak, üç aşağı beş yukarı aynı sorulara maruz kaldığımızı tahmin ediyorum. 

“Ben 3 metreye dalsam bile kulağım acıyor, siz nasıl onlarca metreye dalabiliyorsunuz?” 

Kaç metreye dalıyorsunuz?” 

Bir tüp ne kadar yetiyor?” 

Dalışta İlk ve Son 10 Metrenin ÖnemiSize de bu soruların sorulduğunu biliyorum. 

Şu anda ekrana bakarken bir taraftan gülümsüyorsunuz, çünkü tanıdık geliyor

Dikkat ederseniz, tüm bu sorular aslında derinlikle, insanoğlunun derine karşı duyduğu ilgi ve merakla alakalı. 

Daha derin, daha güzel, daha gizemli… 

Ama derinlik arttıkça, daha riskli olduğunu düşünüyorlar. 

Bu, tabi ki doğru. 

Azot narkozu, dekompresyon, kulak eşitleme… 

Derinlerden bahsederken bunlar akla geliyor haliyle.  [Devamını oku…]

Dalıcı Mı Yoksa Dalgıç Mı?

Son zamanlarda dikkatimi çeken ve dalışa yeni başlayan arkadaşlara yanlış öğretilmesi sebebiyle hızla yayılan bir hata var.

Dalış Yapan İnsanlara Ne Denir?Dalış yapan insanlara ne deniyor?

-Dalıcı?

-Dalgıç? 

Sizce hangisi? 

Yıllardır, özel donanımla (scuba) sualtında gezen insanlara “dalgıç” deniyordu. 

Ta ki Türkiye Sualtı Sporlar Federasyonu bir gün “dalıcı” sıfatını bazı belgelerinde yayınlayana kadar. 

Dikkat ederseniz, “sıfat” dedim. 

Çünkü “dalıcı” bir sıfattır. Dalış yapma yeteneğine sahip hayvan demektir.  [Devamını oku…]

Neden Bir Su Pınarı Kullanmalısınız?

Buzdolabını açtığınızda dışı buğulanmış pet su şişeleri görmek istemiyorsanız, içtiğiniz suyun sıcaklığını kontrol edebilmek ve hem hijyenik, hem de pratik bir şekilde su içmek istiyorsanız, bir su pınarı kullanmanın zamanı gelmiş demektir. Sanılanın aksine, su pınarları ofislere özgü cihazlar değiller. Evde de rahatlıkla kullanılabiliyorlar, aynı benim yaptığım gibi. Plastik bir pompaya basarak su doldurmaktan sıkıldıysanız ve o plastik pompaların kanserojen maddeler içerdiğini biliyorsanız, sizin de su sebili kullanmanız gerekiyor. Pratik, hijyenik, sağlıklı ve lezzetli: Suyunuz tüm bu özellikleri taşımalı.

Ne yazık ki, piyasadaki su sebillerinin çoğunun üretim kalitesi son derece düşük. Çoğu, maliyeti düşürmek için plastik hazneler ve bölmeler kullanıyor. Bu tarz su sebillerinden uzak durun, zira damacana sulara kıyasla hiçbir faydaları bulunmuyor. Hatta daha sağlıksız oldukları bile söylenebilir, zira plastik bölmeler kısa süre içinde kireç tutup suyun lezzetini değiştiriyor. Yeni su sebili mevzuatına uygun, paslanmaz çelikten imal edilmiş hazne ve bölmelere sahip sebiller tercih etmelisiniz: Uğur Soğutma tarafından üretilen USP 20 D, tüm bu özellikleri taşıyor. 

                                                        
Tek avantajı bu değil elbette, USP 20 D üç musluğa sahip. Bu durum zannettiğinizden daha önemli, zira sıcak ve soğuk su musluklarına ek olarak normal su musluğu bulundurması, hava sıcaklığı uygunsa suyu doğal sıcaklığında içmenizi sağlıyor. Sıcak/soğuk musluklarla oynayarak ideal su sıcaklığını yakalamaya çalışan (ve başaramayan) herkes, bu özelliği takdir edecektir. Soğuk su bölmesi saatte 5 litre, sıcak su bölmesi ise saatte 2 litre su kapasitesine sahip, yani en kalabalık ailelerin (veya ofislerin) bile ihtiyacını rahatlıkla karşılayabiliyor. Suyu 5 dereceye kadar soğutabilen, 85 dereceye kadar da ısıtabilen USP 20 D, tüm standart damacanalar ile uyumlu. Alt kısmında da kapalı bir muhafaza alanı bulunuyor: Benim yaptığım gibi, yedek damacanayı burada depolayabilirsiniz. Yaklaşık bir aydan beri kullandığım USP 20 D, tüm beklentilerini karşıladı ve uygun bir fiyata son derece kaliteli bir su sebili sahibi olmamı sağladı. Gönül rahatlığı ile tavsiye ettiğim bu modeli https://satis.ugur.com.tr/item/usp-20-d/100017 adresinden peşin fiyatına 12 taksitle satın alabilirsiniz. 

                                             

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Denizanası Çarpmasına Ne İyi Gelir?

Her yıl dünya genelinde binlerce, hatta yüzbinlerce insan, özellikle yaz aylarında plajlara koştuklarında, denizde bulunan tek canlının kendisi olduğunu düşünüyor. Ancak durum böyle değil. Tam tersi, deniz canlılarının habitatına bizler girmiş oluyoruz. Yani, denize girerken aslında yalnız değiliz. 

Ülkemizde, deniz canlıları kaynaklı kazaları mercek altına aldığımızda, neyse ki köpekbalığı saldırısı gibi büyük çaplı ve insan hayatını tehdit eden vakaların görülmediğini fark ediyoruz. 

Türkiye’de deniz canlısı kazası raporlarında birinci sırada denizanası çarpması geliyor. 

Bu nedenle de yaz aylarında arama motorlarında en çok gerçekleştirilen arama öbeği “denizanası çarpmasına ne iyi gelir?” oluyor. 

Uzatmadan konuya gireyim. 

Image courtesy of MrWildLife at FreeDigitalPhotos.net

Öncelikle denizanalarının onlarca türü olduğunu bilmenizi isterim. İnanılan efsanenin aksine, denizanaları okyanus ve denizlerde dolaşıp insan bulup anında indirme planları yapan süper IQ’ya sahip caniler değiller. 

Onu bırakın, bu hayvanların beyni bile yok. Bunun yerine suda serbest yüzüyorlar. Yani “dalga nereyeeee, ben oraya” diyorlar. 

Enteresan görüntüye ve renge sahip olabiliyorlar, bu da balıkları çekiyor ve bumm! Dokunaçlarına yakalanıyorlar. Sonra zehirlenip ölüyor zavallılar ve denizanası da bu balıkçıkları bir güzel mideye indiriyor. 

Mekanizma basitçe bu. 

Peki insan için ölümcül müdür denizanası? Bazıları… 

Dedik ya onlarca türü var diye… Biri de Kutu Denizanası (Chironex Fleckeri) mesela. Bu arkadaş Avustralya’da yaşıyor ve bir insanı rahatça öldürebilecek zehre sahip. Bu zehir, direkt olarak kalbe etki ediyor ve çok büyük ihtimalle kalp krizinden ölüyorsunuz, hem de hastaneye yetişemeden. Birkaç dakika içinde.  [Devamını oku…]

2017 Yazında Yapılması Gereken 5 Dalış

Kış bitti, bahar geldi, izinleri ayarlayalım, nereye gidelim, uçak mı, otobüs mü, sıcak mı, serin mi derken zaman çabucak geçti ve yepyeni bir yaz önümüzde bizi bekliyor. Bir dalgıç olarak henüz sıcak yaz günleri için bir dalış takvimi oluşturmadıysanız, Dalalim.com olarak size bir kaç tavsiyemiz var. Bu tavsiyeler, birebir olarak denenmiş ve maksimum seviyede keyif alınmış dalış noktaları ve dalış merkezleri baz alınarak sizler için oluşturuldu.

Eğer siz de 2017 yılının yaz aylarını fırsat bulduğunuz zamanlarda dalış yaparak geçirmek istiyorsanız, aşağıdaki listeye mutlaka göz atın. 

İşte 2017 yazında muhakkak yapılması gereken 5 dalış…  [Devamını oku…]

Buzlar Kraliçesi: Derya Can

Derya Can, 24 Şubat 2017’de yeni bir dünya rekoruna imza attı. 

Avusturya’da, hava sıcaklığının 4°C, su sıcaklığının ise 1°C olduğu zorlu koşullarda palet atan milli dalgıcımız Derya Can, dünya rekorunu kırarak Türkiye’ye haklı bir gurur daha yaşattı. 

Her iki tarafı yüksek dağlarla çevrili olduğu için yılın bu zamanlarında yüzeyi 35 cm kalınlığında buz ile kaplı olan Weissensee isimli göle serbest dalış yapan Derya Can’ın bu rekor denemesini CNN TÜRK, internet sitesi üzerinden canlı yayınladı.    [Devamını oku…]

CLOSE
CLOSE
Pin It